Batmanlılar Kudüs için tek ses oldu: Kudüs ve Aksa özgür olmalı
Batman'da Ramazan ayının son cumasına denk gelen Dünya Kudüs Günü dolayısıyla sivil toplum kuruluşları tarafından kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi.
"Küresel barışın anahtarı Kudüs ve Aksa'nın özgürlüğüdür" temasıyla Gülistan Caddesi'nde teravih namazının ardından gerçekleştirilen basın açıklaması yoğun katılımla yapıldı.
Programa siyasi parti temsilcileri, kanaat önderleri, alimler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Programa katılan vatandaşlar sık sık tekbir getirirken, ABD ve Siyonist işgal rejimi aleyhine sloganlar attı.
Kur'an'ı Kerim tilavetiyle başlayan programda basın açıklamasını sivil toplum kuruluşları adına Nurettin Teymur okudu.

Nurettin Teymur
"Kudüs tüm insanlığın vicdan durağıdır"
Teymur, Kudüs'ün yalnızca bir bölgenin değil tüm insanlığın ortak vicdanı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Bugün burada, sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın vicdan durağı olan Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze’de yaşanan soykırıma dur demek; bu beldeleri elde etme adına, siyonist yayılmacılığın küresel barışı nasıl bir uçuruma sürüklediğine dikkat çekmek ve İslam coğrafyasının dört bir yanında yakılan fitne ateşine karşı vahdeti haykırmak için toplanmış bulunmaktayız.
Kudüs, yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve bütün insanlığın ortak mirasıdır. Mescid-i Aksa ise Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedlerinden biridir. Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze; siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır."
"Mesele sadece Filistin meselesi değildir"
Teymur, siyonist işgal rejiminin Gazze'de başlattığı saldırıların bölge geneline yayıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi:
"israilin Gazze’de başlattığı ve bugün Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e ve İran’a yaydığı çatışma süreci, asla bir ‘güvenlik’ meselesi değildir. Bu, ‘Arz-ı Mev’ud’ hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur.
Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, ‘israilin güvenliği’ bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır.
Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir."

"Ortadoğu sistematik bir yok etme operasyonuna sahne oluyor"
Bölgede yaşanan çatışmaların geniş çaplı bir krizin parçası olduğunu dile getiren Teymur, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugün Ortadoğu, modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olmaktadır. Sadece sınırların değil, vicdanların da tarumar edildiği bu süreçte; Gazze ve Kudüs’e sahip olma adına Lübnan, Suriye, Yemen ve İran, küresel şer odaklarının hedef tahtasına oturtulmuştur.
Müslümanların ilk kıblesi Kudüs, siyonist işgalin pençesinde kimliksizleştirilmeye çalışılırken; israilin başlattığı saldırılarla Gazze, tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürülmüştür. Bu, sadece bir toprak kavgası değil, bir inancın ve halkın kökünü kazıma girişimidir."
"ABD ve israil bölgedeki kaosun ana kaynağıdır"
Açıklamada ABD ve Siyonist işgal rejiminin bölgedeki politikalarına da değinen Teymur, şu ifadeleri kullandı:
"Gazze’de taş üstünde taş bırakmayan, Kudüs’ün mahremiyetini çiğneyen bu terör mekanizmasının lokomotifi olan Amerika ve israil ikilisinin bölgedeki yayılmacı emelleri, bölgedeki kaosun ana kaynağıdır.
Suriye’de yıllardır süren ve milyonlarca insanı yerinden eden savaş, emperyalist güçlerin bölgeyi parçalama planlarının bir parçasıdır. Lübnan ise israilin pervasız hava saldırıları ve ekonomik ambargolarla dize getirilmeye çalışılmaktadır.
Yemen, Amerika destekli operasyonlar ve bitmek bilmeyen ambargolar nedeniyle yüzyılın en büyük insani dramını yaşamaktadır."

"İngiltere'de bu sürecin bir parçasıdır"
Teymur, konuşmasında İngiltere'nin de siyonistlere verdiği destek nedeniyle sorumluluk taşıdığını savunarak şunları söyledi:
"Ancak bu saldırganlığın arkasında yalnızca israil ve Amerika yoktur, İngiltere de vardır. Özellikle Amerika ve İngiltere’nin siyasi, diplomatik, lojistik ve askeri desteğiyle yürütülen bu süreç, Filistin’deki zulmün sürmesine zemin hazırlamaktadır.
Tarih bize bir kez daha göstermiştir ki; ‘Küfür tek bir millettir.’ Bu şer ittifakının içinde Amerika ön plana çıksa da israilin arkasındaki en büyük destekçilerden biri de tarih sahnesindeki ‘fitneci’ rolünü yeniden üstlenmiş olan İngiltere’dir."
"Müslümanların vahdet içinde hareket etmesi gerekiyor"
Teymur, Müslümanların birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Emperyalist güçler kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp İslam coğrafyasına karşı birleşmişken, bugün Müslümanlara düşen kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakmaları, ümmet bilincini yeniden güçlendirmeleri, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeleri ve vahdet içinde hareket etmeleridir."
"Kudüs'te adalet sağlanmadan dünya barışı mümkün değildir"
Teymur, Kudüs'te adalet sağlanmadan kalıcı barışın mümkün olmayacağını ifade ederek şunları kaydetti:
"Şu bilinmelidir ki, Kudüs ve Aksa özgürleşmeden ne bölgeye ne de dünyaya huzur gelmeyecektir.
Bugün Kudüs’te ve Mescid-i Aksa’da süren işgal ve baskı politikaları Ortadoğu’da kalıcı istikrarsızlığa neden olmakta, uluslararası gerilimleri artırmakta ve dünya barışını tehdit eden krizleri büyütmektedir.
Bu nedenle bugün çok açık bir gerçek vardır: Kudüs’te adalet sağlanmadan dünya barışının kalıcı olması mümkün değildir."

"Kudüs özgür olmalıdır"
Basın açıklamasının devamında Teymur, Kudüs ve Filistin'in özgürlüğü için çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"İşte bu nedenle bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Kudüs’ün özgürlüğü yalnızca Filistin’in meselesi değil, insanlığın ortak barış meselesidir.
Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü yalnızca Müslümanların meselesi değil, insanlık onurunun ve uluslararası adaletin meselesidir.
Bu nedenle bugün Dünya Kudüs Günü vesilesiyle çağrımız şudur: Kudüs özgür olmalıdır. Mescid-i Aksa özgür olmalıdır. Filistin özgür olmalıdır.
Çünkü biliyoruz ki; küresel barışın anahtarı Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğünden geçmektedir."
"Kudüs bir şehir değil, bir imandır"
Açıklamanın sonunda Teymur şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
"Kudüs sadece bir şehir değil, bir imandır; Mescid-i Aksa sadece bir cami değil, bir davadır. siyonizm ve emperyalizmin bu topraklardan sökülüp atılması için tek çare, ümmetin vahdetidir. Bizler haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olmayacağız.
Kudüs’ün özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür. siyonist işgal ve onun İngiliz-Amerikan destekli ortakları tarihin çöplüğüne gömülene dek mücadelemiz sürecektir. Zulüm ilelebet devam etmez, zalimlerin sonu yakındır inşallah."
Basın açıklaması yapılan duanın ardından son buldu.

Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.