Batı Şeria’da işgal rejimi saldırıları: 5 Filistinli yaralı
Tulkarem ve Baqa: Filistin Kızılayı, Tulkarem kentinde ve kuzeydoğusundaki Baqa kasabasında işgal rejimi askerlerinin açtığı ateş sonucu 2 Filistinlinin yaralandığını bildirdi. Yaralılardan biri bacağından gerçek mermiyle vurulurken, diğeri şarapnel parçalarıyla yaralandı.
Nablus: işgal rejimi özel birliklerinin Nablus’un El-Basateen mahallesinde bir araca ateş açtığı, araçtaki bir Filistinliyi yaralı halde alıkoyduğu belirtildi.
Hebron (El Halil): Masafer Yatta bölgesinde toprak gaspçısı yerleşimcilerin Filistinlilere saldırması sonucu yaralanmalar yaşandı.
Kusra: Kusra beldesinde bedevi topluluklarına yönelik saldırılar düzenlendiği ve mülklere zarar verildiği aktarıldı.
Genel Tablo: Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te tırmanan şiddet sarmalında işgal rejimi ordusu ve yerleşimcilerin saldırıları sonucu hayatını kaybeden Filistinli sayısı 1100’ü, yaralı sayısı ise 11 bin 500’ü aşmış durumda.
Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim ve alıkonulan Filistinliler
İşgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve Filistinlilerin alıkonulmasına dair güncel tablo ağırlaşıyor.
Yasa dışı yerleşim ve toprak gaspı:
işgal rejimi hükümeti, 2026’nın ilk çeyreğinde Batı Şeria’da binlerce yeni konut inşasına onay verdi. Özellikle Doğu Kudüs ve El Halil çevresindeki genişlemeler, Filistinlilerin hareket alanını daha da daraltıyor.
Masafer Yatta ve Ürdün Vadisi’nde bedevi topluluklar, toprak gaspçısı yerleşimcilerin saldırıları ve tarım arazilerine verilen zararlar nedeniyle sistematik olarak yerlerinden edilmeye çalışılıyor. BM raporlarına göre bu saldırılar işgal rejimi ordusunun koruması veya göz yumması altında gerçekleşiyor.
Alıkonulan Filistinlilerin durumu:
Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da gözaltına alınan Filistinli sayısı 14 bini aştı. Binlerce kişi hâlen “idari tutukluluk” kapsamında cezaevlerinde tutuluyor.
Esirler Cemiyeti ve HRW, işgal rejimi cezaevlerinde Filistinlilerin sistematik işkence, tıbbi ihmal, aç bırakılma ve kötü muameleye maruz kaldığını bildiriyor. Megiddo ve Ofer hapishanelerinden gelen son raporlar durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Nablus’ta yaralı halde alıkonulan Filistinli gibi vakalarda, ailelerin ve avukatların kişinin durumu hakkında bilgi alması haftalar sürebiliyor.
Diplomatik ve hukuki boyut:
UCM, yerleşim faaliyetlerini “savaş suçu” olarak nitelendiriyor.
UAD’nin işgal politikalarına dair verdiği danışma görüşleri uluslararası baskıyı artırsa da sahada somut bir iyileşme henüz sağlanmış değil.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.