Araştırmacı-Yazar Aydın: Vahdetten başka çaremiz yok

Araştırmacı-Yazar Aydın: Vahdetten başka çaremiz yok
Van’da düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliğinde konuşan Araştırmacı-Yazar Cengiz Aydın, “Vallahi ya biz birlerimizi birleştiririz ya da bizi bir bir bu beldelerden kovacaklar, yıkacaklar, şehirlerimizi, namuslarımızı talan edecekler. Onun için vahdetten başka çaremiz yok.” dedi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı, "Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed" temasıyla Van’da Mevlid-i Nebi etkinliği düzenledi.

Etkinlikte bir konuşma yapan Aydın, Müslümanların dağınıklığına dikkat çekerek, vahdetin sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

“Peygamberin metotlarını bu çağda uygulayacağız”

Cengiz, “Vahdetten, birleşmekten başka çaremiz yok. Ama nasıl olmuyor dediğimizde, niye biz buna bu kadar muhtacız, bu kadar buna ihtiyacımız var? Bakın bugün bu meydanın sahibi Muhammed Aleyhisselatü Vesselamdır. Eğer bu meydanın sahibi O (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ise O, 1400 yıl önce nasıl Arabistan coğrafyasını bir araya getirdiyse, biz de tekrar en başa döneceğiz ve Allah Resulü'nün (Sallallahu Aleyhi Vesellem) uyguladığı metotları bu çağda uygulayacağız.” dedi.

“Ne zaman ki biz Kur'an'ın hükümlerinden el çektik, birbirimize düşman olduk”

Peygamberin nübüvvet döneminden örnekler veren Aydın, Peygamberin yolundan gitmekten başka çarenin olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

“Vallahi başka çaremiz yok! Ya O'nun (Sallallahu Aleyhi Vesellem) dininin bütün gereksinimlerini yerine getiririz. Ya da başka çaremiz yok. Biz daha önce bu topraklarda, Avrupa topraklarında, Afrika topraklarında, bu din ile aziz olduk, geliştik ve serpiştik. Ne zaman ki biz Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam'ın öngörülerini bıraktık, ne zaman ki biz Kur'an'ın hükümlerinden el çektik, Van spor, Diyarbakır Spor’a düşman oldu. Bu kadar ya. Biz muhtarlık için birbirimizi öldürmeye başladık. Ne zaman ki biz Allah Resulünün o kardeş olma duygusunu bıraktık. O gün Avrupa güçlendi. israil güçlendi. Eğer biz bugün ümmet olmanın gereksinimini yerine getirseydik, vallahi Aksa Tufanı'ndan sonra 80 bin şehidimiz olmazdı. Ben şunu demiyorum. Çıkıp şuradan savaşa gidelim şu anda, demiyorum. Ama bakın bir şey söylüyorum. Eğer biz Aksa Tufanı başladığında, mesela Körfez ülkeleri petrol üretimini bıraksaydı. Mesela Hürmüz Boğazı kapansaydı. Mesela Aden Körfezi'nden gemilerin geçişi yasaklansaydı. Mesela Türkiye, boğazındaki bütün gemileri durdursaydı. Tek bir silah sıkmadan Avrupa'da, Amerika'da bizim vicdanımıza gelecek, ‘ne olursun bizim ticari yollarımızı açın.’ diyecekti. Biz de o zaman ya kardeşlerimize saldırmayı bırakır ya da biz sizinle olan ilişkilerimizi keseriz deseydik, Gazze'de 80 bin kişi ölmeyecekti. Onun için Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'ın yetiştirdiği, o güzide ashabın yetiştirdiği anneler gibi anneler, babalar bize lazım.”

“Tefrika İslam coğrafyasını hep geri bıraktı”

Tefrikanın İslam coğrafyasını geri bıraktığını vurgulayan Aydın, “Moğollar, İslam coğrafyasına girdiğinde 20 milyon insanı katlettiler. Az bir rakam değil. O güne baktığımızda ne var biliyor musunuz? Hep tefrika var. Fatımiler bir tarafta. Farklı devletler bir tarafta. O günün Moğol düşmanına karşı Müslümanları satıyorlar. Ve biz bu sahneden Elhamdülillah kurtulduk. Ancak nasıl kurtulduk? Silvan'dan bir yiğit çıktı yüzü gülmüyordu. Asık suratlıydı ve şöyle söylüyordu: ‘Ümmetin vahdeti olmadan, Kudüs fethedilmeden ben gülmeyeceğim.’ diyen bir yiğit, Haçlıları da bitirdi, geldi Moğollar da bitti. Ve sonra İslam coğrafyası bir bütün tek yürek oldu. Şunu söylemeye çalışıyorum. Selahaddin Eyyubi bir yiğit delikanlı olarak çıktığında ümmet coğrafyası şu an olduğumuz gibiydi. Vallahi fark yok. Öyle ki tarihi kaynakları anlatır. Haçlılara ajanlık yapan beldeler var, İslam beldeleri var. Haçlılara ajanlık yapıyorlar. Sonra onlar geldiler İslam coğrafyalarına ve Kudüs'ü işgal ettiler. Selahaddin-i Eyyubi şunu yapmadı. Kudüs'ün surlarını yıka yıka Kudüs'ü fethetmedi. Ancak ne yaptı? Ümmetin bütün azalarını birleştire birleştire Kudüs'ü fethetti. İşte bizim çaremiz budur. Onun için diyorum. Elimizde bir reçete var. Uygulandığında mutlak bir şekilde işe yarayacak. O da Muhammed Aleyhisselatü Vesselam'ın önderliğinde bir vahdet, ardından dünya ve ahiretimizi kurtaracak bir nüsrettir. Eğer biz, bize düşeni yaparsak, eğer kadınlarımız Selahaddin Eyyubi gibi çocuklar doğurur, eğer babalarımız Selahaddin Eyyubi gibi çocukları yetiştirirse, o zaman göreceksiniz ki Allah ikramını önümüze koyacak.” diye konuştu.

“Toplumsal bir vahdet bizim için olmazsa olmaz”

Peygamber Efendimizin Medine vesikasına dikkat çeken Aydın, “Resulullah Aleyhissalatü Vesselam Medine'ye hicret ettiğinde bugün dünya tarihinde yeryüzünün ilk uluslararası anlaşması olan Medine Vesikasını imzaladı. Bakın arkadaşlar, o gün Yesrib'te (Medine'de) Yahudiler var, müşrikler var, münafıklar var ve yeni şehrin yeni sakinleri olan Müslümanlar var. Allah Resulü geldi, şunu yaptı Medine vesikasıyla. Dedi ki toplumsal bir vahdet, anayasal bir vahdet bize şarttır. Bugün ülkemizde de aynı vesikayı getirip uygulamak zorundayız. Tüm ideolojiler, fikirleriyle beraber toplumsal bir vahdet bizim için olmazsa olmaz. Anayasal bir vahdet bizim için olmazsa olmazdır. Sonra Allah Resulü ne yaptı? Müslümanlar içinde bir vahdeti oluşturdu. Muahede yaptı. Yetmedi! Medineli Müslümanlar ile yani ensari Müslümanlar ile Mekkeli muhacirleri birbirine kardeş kıldı. Bu beldeler bile kırk yıldır akan kanı bugün bizlerin de mağduriyetini yaşadığımız bir neticedeyiz. Bakın eğer 40 yıl bu beldede iki unsur olan Kürtlerin ve Türklerin kanı dökülüyorsa, bundan önce Medine'de dökülen kan gibi Evs ve Hazreç gibi Yahudilerin parmağıyla dökülmüştü ya bugün de yine aynı şekilde bu kan döküldü. Ya tedbirlerimizi alacağız ya azmimizi bileceğiz ya hafızamızı diri tutacağız ya da bakın az önce seydam söyledi bunların kendi çocuklarına bile merhameti yok bir adı melun olan bir adada çocuklara ne yaptığını gördünüz. Onun için vahdet bizim için bir lüks değildir. Bir mecburiyettir. Biz mecburen birbirimizi sevmek ve vahdeti kuşanmak zorundayız. Yoksa vallahi Allah bu günlerimizin rahatının semeresini bizde alacak.” dedi.

Araştırmacı-Yazar Aydın: Vahdetten başka çaremiz yok

Araştırmacı-Yazar Aydın: Vahdetten başka çaremiz yok

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.