Ara tatil uygulamasına yönelik saha araştırması sonuçları açıklandı

Ara tatil uygulamasına yönelik saha araştırması sonuçları açıklandı
Eğitim-Bir-Sen tarafından Türkiye genelinde 81 ilde yaklaşık 120 bin öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve velinin katılımıyla gerçekleştirilen ara tatil saha araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırmaya göre eğitim paydaşlarının büyük çoğunluğu ara tatil uygulamasının devam etmesini destekliyor.

Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Eğitim-Bir-Sen tarafından ara tatil uygulamasına yönelik Türkiye genelinde gerçekleştirilen saha araştırmasının sonuçları kamuoyuna açıklandı.

Gerçekleştirilen araştırmada öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve velilerin büyük bölümünün ara tatil uygulamasının kaldırılmasına karşı olduğu ve mevcut uygulamanın eğitim takvimini daha dengeli hale getirdiği ifade edildi.

Basın mensuplarına hitap eden Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde yaklaşık 120 bin öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve velinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD ve işgal rejiminin İran'a saldırmasına değinen Yalçın, "Coğrafyamız adeta bir ateş çemberi içerisindedir. Amerika’nın ve israilin İran’a yönelik saldırıları ve coğrafyanın tamamının bundan etkilendiği tarihî ve sıkıntılı günlerden geçiyoruz. İran’da 160 kız öğrencinin hayatını kaybettiği, eğitim camiasından hepimizin yüreklerini parçalayan bir tabloyu da yaşamış durumdayız. Dolayısıyla eğitimciler olarak bu çocukların katledilmesinden son derece müteessir olduğumuzu ifade etmek isteriz." dedi.

İstanbul'da katledilen Fatma Nur Çelik'e de değinen Yalçın, "Geçen hafta gündemimiz, eğitimde öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bir olayla geçti. Son derece üzgünüz. Çünkü Fatma Nur Çelik öğretmenimiz, sadece çocukları geleceğe hazırlamak, bu millete, memlekete ve insanlığa faydalı bireyler yetiştirmek için kendisini adamış bir eğitimciydi. Ancak bunun bedelini hayatıyla ödeyen kurbanlardan biri oldu. Bu durumdan son derece etkilendik. Eğitim çalışanları olarak bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirerek İstanbul ölçeğinde tepkimizi ortaya koyduk. Buna ilişkin demeçlerimizle, tavrımızla ve eylemliliğimizle bu tür hadiselerin bir daha yaşanmaması yönündeki beklentilerimizi dile getirdik." şeklinde belirtti.

"Ara tatil uygulamasının değerlendirilmesi"

Bu iki önemli gündem nedeniyle, geçen hafta açıklamayı planladıkları "Ara Tatil Uygulamasının Değerlendirilmesi" raporunu bu haftaya ertelediklerini belirten Yalçın, şunları aktardı:

"Türkiye’de eğitim öğretime dair her alanda gerek sahada gerek akademik alanda tüm çalışmalarımıza devam ederek Eğitim-Bir-Sen’in köklü akademik sendikacılık geleneğini devam ettirmeye önem veriyoruz. 2019 yılında başlanan ara tatil modeli son yıllarda gerek bürokratik alanlarda gerek sahada gerekse akademik camiada değerlendirilen bir uygulama haline gelmiştir. Bu noktada Türkiye’nin en büyük eğitim örgütlenmesine ve teşkilatına sahip sivil toplum örgütü olarak sahanın gerçekliğini yansıtmak bizim en büyük görevlerimizden biridir."

"Türkiye’nin 81 ilinde 119 bin 709 paydaşın katıldığı araştırmamızın sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyoruz"

Yalçın, "Örgütlü gücümüzün büyüklüğünü kullanarak ara tatillerin sahadaki yansımalarını ve paydaşlar üzerindeki etkilerini ve uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla bu çalışmayı yapma gereği duymuştur. Bu bağlamda bu zamana kadar yapılmış olan çalışmaların en kapsamlısını gerçekleştirerek Türkiye’nin 81 ilinde 119 bin 709 paydaşın katıldığı araştırmamızın sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyoruz. Okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla yürüttüğümüz 'Ara Tatil Uygulamasının Değerlendirilmesi: Okul Yöneticisi, Öğretmen, Veli ve Öğrenci Araştırması' başlıklı çalışmamız ara tatil uygulamasının öğretmenler, öğrenciler ve veliler tarafından nasıl karşılandığını ortaya koyarken, uygulamanın güçlü yönlerini ve geliştirilmesi gereken alanlarını da kapsamlı biçimde analiz etmektedir." ifadelerine yer verdi.

"Ara tatil için kasım ve nisan ayları belirlenmiştir"

Açıklamasının devamında Yalçın, "Türkiye’de 2019-2020 eğitil-öğretim yılı itibarıyla hayata geçirilen ara tatil modeli, akademik takvimin rasyonel bir dengeye kavuşturulması ve öğrenme süreçlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla kurgulandı. Okullarda zorunlu olan 180 iş günü çalışma süresinde bir değişiklik yapılmadan 13 haftalık yaz tatilinin 2 haftası yıl içinde kullanılmak suretiyle 11 haftaya indirilmiştir. Ara tatil için kasım ve nisan ayları belirlenmiştir. Araştırma Türkiye genelinde online anket tekniği ile yapılmıştır. Araştırma, sadece devlet okulunda görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini, ortaokul ve ortaöğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu öğrenim gören velileri kapsamaktadır. Veriler, 10-21 Aralık 2025 tarihleri arasında tüm Türkiye genelinde online olarak toplanmıştır." dedi.

"Türkiye’nin 81 ilinde toplam 119 bin 709 paydaşın katılımıyla gerçekleştirilen en kapsamlı saha araştırmasıdır"

Yapılan araştırma ile ilgili bilgi veren Yalçın, şunları aktardı:

"Araştırma, uygulamanın sahadaki yansımalarını verilerle ortaya koymak amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde toplam 119 bin 709 paydaşın (öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli) katılımıyla gerçekleştirilen en kapsamlı saha araştırmasıdır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci ve 36 bin 116 veli katılmıştır. Örneklemin bu denli geniş ve çeşitlilik arz etmesi, ara tatil uygulaması hakkındaki tüm ilgili grupların görüşlerinin güçlü bir biçimde saptanmasına zemin hazırlamıştır.

Araştırma bulguları, ara tatilin eğitim öğretim süreçlerine etkisine ilişkin farklı paydaşların deneyimlerini görünür kılmakta; uygulamanın akademik başarı, motivasyon, aile hayatı ve sosyal gelişim üzerindeki yansımalarına dair önemli veriler sunmaktadır. Çalışma, yalnızca mevcut durumu tespit eden bir rapor değil, aynı zamanda eğitim takviminin daha verimli ve dengeli biçimde yapılandırılmasına katkıda bulunacak önerileri de içeren bir rehber niteliğindedir.

OECD ülkeleri ile yapılan karşılaştırmalarda Türkiye, 180 iş günü ile ortalama bir seviyededir. Ancak Avrupa ülkelerinde yaz tatillerinin genel olarak 8-12 hafta arasında değiştiği, Türkiye’nin ise 2019 düzenlemesiyle yaz tatilini 11 haftaya indirerek Avrupa standartlarına yaklaştığı görülmektedir. Birçok Avrupa ülkesinde (Fransa, Belçika, Hollanda vb.) yılda dört veya beş ara tatil uygulanırken, Türkiye’deki üç ara tatil (kasım, yarıyıl, mart/nisan) uygulaması uluslararası eğilimlerle uyumludur."

"Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir"

Araştırma sonuçları, ara tatil uygulamasının tüm paydaş grupları tarafından yüksek düzeyde sahiplenildiği belirten Yalçın, "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı öğretmenlerde yüzde 88,2, okul yöneticilerinde yüzde 72,1 ve velilerde yüzde 70,5 olarak kaydedilmiştir. Özellikle öğrencilerin (lise yüzde 85,7; ortaokul yüzde 78,4) uygulamayı devam ettirme yönündeki iradesi dikkat çekicidir. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran, erkek velilerde yüzde 18,3 iken kadın velilerde yüzde 23,6’dır. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u, sadece eşim çalışıyor diyen velilerin yüzde 64,3’ü, Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu (öğretmen yüzde 87,3, yönetici yüzde 69,4, veli yüzde 63,8) mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir yapıya kavuşturduğu görüşündedir." şeklinde belirtti.

Ara tatil öğrencilerin motivasyonunu artırıyor

Açıklamanın devamında Yalçın, şunları kaydetti:

"Kamuoyundaki yaygın kaygıların aksine, öğretmenlerin yüzde 86,9’u ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı tezine katılmamaktadır. Benzer şekilde, öğretmenlerin yüzde 82,7’si ve öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i (lisede yüzde 80,6, ortaokulda yüzde 78,1) tatil sonrası derslere uyum sağlama konusunda herhangi bir kronik güçlük yaşanmadığını belirtmiştir. Bulgular, ara tatillerin öğrenme kaybına yol açmadığını ortaya koymaktadır. YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6’sı ve LGS sınavına hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6’sı, ara tatilin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade etmiştir. Benzer şekilde öğretmenlerin yüzde 86,4’ü de bu grupların akademik temposunun olumsuz etkilenmediğini belirtmektedir.

Ara tatillerin, öğrencilerin biriken akademik yorgunluğunu giderme ve motivasyon yenileme noktasında işlevsel bir araç olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin yüzde 87,3’ü bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını teyit etmektedir. Çalışan ebeveynlerin çocuk bakımı noktasında ciddi bir mağduriyet yaşadığına dair hipotez, saha verileriyle doğrulanmamıştır. Her iki ebeveyni çalışan ailelerin yüzde 76,2’si uygulamanın kaldırılmasına karşı çıkmaktadır. Velilerin büyük bir kısmı, ara tatilin izin almalarını zorunlu kılmadığını veya iş yerinde sorun oluşturmadığını belirtmiştir. Bu oran lise velilerinde yüzde 80,3, okul öncesi velilerinde yüzde 69,6’dır. Velilerin yaklaşık yüzde 50’si, tatil dönemlerinde verilen yoğun ödev ve projelerin, uygulamanın dinlenme ve tazelenme amacını gölgelediğini belirtmektedir.

Ortalama her üç veliden ikisi ara tatillerin çocuğunun kişisel gelişim faaliyetlerine zaman ayırmada önemli bir rol oynadığını ifade etmektedir. Buna ilaveten ara tatilde, okul döneminde vakit bulamadığı kitapları okumak veya hobileriyle (müzik, resim, spor vb.) ilgilenmek için zamanının olduğunu belirten öğrenciler; ortaöğretim kademesinde yüzde 81,2 iken, ortaokul kademesinde yüzde 75’tir. Öğretmenlerin yüzde 88,9’u ve velilerin (kademe bazlı değişmekle birlikte) ortalama yüzde 70-77’si ara tatilleri ailece kaliteli zaman geçirmek için önemli bir fırsat olarak görmektedir. Öğretmenlerin yüzde 52,3’ü mesleki gelişim faaliyetlerinin dinlenme ihtiyacıyla kronolojik olarak çakıştığını, yöneticilerin ise yüzde 46,5’i bu faaliyetlerin niteliksel verimliliğinin düşük olduğunu ifade etmektedir. Verimlilik eleştirilerine rağmen, öğretmenlerin yüzde 89,6’sı ve yöneticilerin yüzde 72,3’ü ara tatil uygulamasının genel iş performansını yıl boyu olumlu etkilediği görüşündedir."

Konuyla ilgili öneriler sunan Yalçın, "Araştırma sonuçlarından elde edilen verilere göre Türkiye’deki ara tatil uygulamasının tamamen kaldırılması yerine verimliliğini artırmak ve paydaşların beklentilerini karşılamak adına şu öneriler geliştirilmiştir." dedi.

"Ara tatil modelinin korunması dolayısıyla kaldırılmaması önerilmektedir"

"Ara tatil uygulamasının devamlılığı sağlanmalıdır." diyen Yalçın, "Saha araştırması, öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduğunu göstermektedir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlerle uyumlu olması nedeniyle, ara tatil modelinin korunması dolayısıyla kaldırılmaması önerilmektedir." diye konuştu.

"Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine öğrenciyi strese sokmayacak teşvik edici faaliyetler önerilmelidir"

Ödev ve proje yükü dengelenmesi gerektiğini aktaran Yalçın, "Her iki veliden biri ve birçok öğrenci, ara tatilde verilen ödevlerin tatilin dinlenme amacına ulaşmasını engellediğini ve stres oluşturduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirecek, öğrenciyi strese sokmayacak teşvik edici faaliyetler önerilmelidir." diye konuştu.

"Çalışan veliler için destek mekanizmaları güçlendirilmelidir"

"Çalışan veliler için destek mekanizmaları güçlendirilmelidir." diyen Yalçın, "Genel olarak veliler çocuk bakımı konusunda zorlanmadıklarını belirtse de özellikle okul öncesi ve ilkokul kademesinde çocuğu olan velilerin yaklaşık yüzde 30’a yakını planlama ve bakım konularında ekstra çaba sarf etmektedir. Özellikle küçük yaş grubundaki çocukları olan çalışan ebeveynler için ara tatil dönemlerinde okul bünyesinde veya yerel yönetimlerle iş birliği içinde isteğe bağlı sosyal, kültürel, sportif kamplar veya atölye çalışmaları organize edilmelidir." şeklinde belirtti.

"MEB, elinde bu tür bilimsel veriler varsa kamuoyuyla paylaşarak uygulamanın pedagojik faydalarını vurgulamalı ve yanlış algıları düzeltmelidir"

Kamuoyundaki yanlış algılar ve mevcut kaygılar giderilmesi gerektiğin söyleyen Yalçın, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Araştırma; ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı, sınav hazırlığını (LGS/YKS) bozduğu veya tatil dönüşü adaptasyon sorunu yaşattığı yönündeki yaygın kanaatlerin sahada (öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli nezdinde) karşılığı olmadığını ortaya koymuştur. Millî Eğitim Bakanlığı, elinde bu tür bilimsel veriler varsa kamuoyuyla paylaşarak uygulamanın pedagojik faydalarını (öğrenme kaybının yaşanmadığı, motivasyon artışı, yorgunluğun atılması vb.) vurgulamalı ve yanlış algıları düzeltmelidir. Ara tatilin LGS/YKS sınavlarına hazırlık sürecinde ders çalışma düzenini bozduğunu dile getiren öğrencilerin oranı 12. sınıflarda yüzde 6, 8. sınıflarda yüzde 8,2 iken, öğretmenlerde (yüzde 8,3) benzer düzeyde bu düşünce varken, yöneticiler ise ders çalışma düzenini bozduğunu biraz daha fazla (yüzde 20,1) oranda düşünmektedir. Dolayısıyla bu mevcut kaygılar da göz ardı edilmemeli; 8 ve 12. sınıf öğrencileri üzerindeki müfredat yetiştirme baskısını azaltmak adına, bu kademelerde ara tatillerin isteğe bağlı kurslar veya rehberlik odaklı etkinliklerle desteklenmesi ya da bu sınıflar için takvimin daha esnek hale getirilmesi değerlendirilmelidir. Tatil dönüşlerindeki odaklanma kaybını önlemek amacıyla, ara tatilin bitimindeki ilk iki günün yoğun akademik ders yerine adaptasyon ve sosyal etkinlik odaklı geçirilmesi planlanmalıdır. Dezavantajlı bölgelerdeki öğrencilerin tatili verimsiz, boş zaman olarak geçirmemesi için bu bölgelerdeki okullara özel bütçe ayrılarak kültürel geziler ve ücretsiz materyal desteği sağlanmalıdır."

Ara tatil takviminde bölgesel ve okul bazlı esneklik önerisi

Bölgesel ve okul bazlı esneklikler ile dini bayram tatillerinin değerlendirilmesi yapılması gerektiğini dile getiren Yalçın, "Türkiye’nin geniş coğrafyası ve iklim çeşitliliği göz önüne alındığında, ara tatil tarihlerinin verimliliği tartışma konusu olabilir. Bununla birlikte Ramazan Bayramı’nın son iki yıl ve Kurban Bayramı’nın ise bu yıl eğitim öğretim yılının ikinci dönemine denk gelmesi ve bu dini bayram tatillerinin de uzun bir süre eğitim öğretim dönemlerinin içerisinde kalması da tatillerin süresinin çok fazla olacağı tartışma konusu olmaktadır. Bakanlık son iki yıldır ikinci dönem ara tatilleri Ramazan Bayramı ile birleştirmiş ve mart aylarında uygulamıştır. Bu bayram tatillerinin her yıl yaklaşık 11 gün geriye gittiği göz önüne alındığında ara tatillerin konumlanacağı yer biraz daha karmaşık hâle gelecektir. Dolayısıyla ara tatillerin takvimi belirlenirken, pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde, bölgelerin iklim şartları ve yerel ihtiyaçları ile dini bayramların tatilleri de dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarıyıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel, bölgesel ve okul bazlı esnek takvim modelleri üzerinde durulmalıdır." dedi.

Mesleki gelişim faaliyetleri revize edilmelidir

Son olarak Yalçın, "Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, öğretmen ve yöneticilerin ara tatillerdeki mesleki gelişim çalışmalarını verimli bulmaması ve bu faaliyetlerin dinlenme ihtiyacıyla çakışmasıdır. Dolayısıyla ara tatillerde düzenlenen mesleki çalışmaların içeriği daha verimli ve ilgi çekici hâle getirilmeli, öğretmenlerin dinlenme ihtiyacı gözetilerek bu faaliyetlerin bir kısmı uzaktan eğitim yöntemiyle veya esnek ve öğretmenlerin kendi ihtiyaçlarına göre seçebileceği modüllerden oluşması sağlanmalıdır." ifadelerine yer verdi.

Ara tatil uygulamasına yönelik saha araştırması sonuçları açıklandı

Ara tatil uygulamasına yönelik saha araştırması sonuçları açıklandı

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.