Almanya’dan Trump’ın İran planına ret: Bu savaşa girmeyeceğiz!
Wadephul, ülkesinin İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan çatışmanın tarafı olmayacağını net bir dille ifade ederek “Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası mı olacağız? Hayır. Bu savaşa katılmayacağız.” dedi.
Wadephul, Almanya hükümetinin bu konuda çok açık bir tutuma sahip olduğunu ve bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ile Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde ortaya konduğunu vurguladı.
Alman bakan, Washington ve Tel Aviv’den gelen mesajların İran İslam Cumhuriyeti’nin askeri kapasitesini, özellikle de nükleer ve füze programlarını yok etmeyi hedeflediğini söyledi. Ancak Wadephul, böylesine agresif bir stratejinin bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükleyebileceğine işaret etti.
Wadephul “Bizim beklentimiz gelişmeler hakkında bilgilendirilmek ve ardından müzakere sürecine dahil olmak.” diyen Wadephul, krizin askeri yöntemlerle değil diplomasiyle çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
Wadephul, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanmasının tek yolunun İran İslam Cumhuriyeti ile doğrudan görüşmeler yapılması olduğunu belirtti.
Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, son dönemde Washington’un saldırgan politikaları nedeniyle küresel enerji piyasalarının merkezine oturdu.
Trump, boğazdaki ticari gemilerin korunması için birçok ülkeden askeri destek alacağını öne sürse de, Avrupa’da bu çağrıya yönelik ciddi tereddütler bulunuyor. Almanya’nın katılmama kararı, Trump yönetiminin uluslararası destek bulmakta zorlandığını gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Gerilim, 28 Şubat’ta ABD ve işgalci siyonist rejimin, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik ortak hukuksuz saldırılarıyla tırmandı. Saldırılarda aralarında dönemin İran İslam Cumhuriyeti lideri Ali Hamaney’in de bulunduğu 1200’den fazla kişi şehit oldu.
İran İslam Cumhuriyeti ise bu saldırılara güçlü bir karşılık vererek işgalci siyonist rejime yönelik geniş çaplı füze ve insansız hava aracı operasyonları düzenledi. Ayrıca ABD askeri varlığı bulunan bölge ülkeleri de İran İslam Cumhuriyeti’nin misilleme hedefleri arasında yer aldı.
Tahran yönetimi, bölgedeki askeri gerilimin tırmanması üzerine Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerleri üzerindeki güvenlik risklerinin arttığını vurguladı. Bu durum küresel petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve uluslararası taşımacılığın büyük ölçüde durmasına yol açtı.
Wadephul, Avrupa Birliği’nin daha önce Kızıldeniz’de başlattığı Aspides Operasyonu misyonunun da beklenen sonucu vermediğini söyledi.
Alman bakan, bu nedenle söz konusu operasyonun Hürmüz Boğazı’na genişletilmesinin güvenliği artıracağına dair ciddi şüpheleri olduğunu belirtti.
Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının İran İslam Cumhuriyeti krizi başladıktan sonra ilk kez Brüksel’de bir araya gelerek gelişmeleri değerlendirmesi bekleniyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.