Almanya’da da 14 yaş altına sosyal medya kısıtlaması gündemde
Stuttgart’ta düzenlenen son parti kongresinde, merkez sağ Hristiyan Demokratik Birliği (CDU), 14 yaş altındaki çocuklara sosyal medya yasağı getirilmesi için girişimde bulunma kararı aldı. Teklif, yaş doğrulama sistemlerini yeterince uygulamayan platformlara ağır para cezaları verilmesini öngörüyor.
Birkaç gün önce ise Sosyal Demokrat Parti (SPD), 14 yaşına kadar tam yasak önerisini gündeme taşıdı. SPD ayrıca 16 yaşına kadar olan gençler için gençlik versiyonu zorunluluğu talep ediyor. Bu modelde bağımlılık oluşturan algoritmalar, sonsuz kaydırma özelliği ve agresif bildirimlerin kaldırılması öngörülüyor.
Bu sürecin öncüsü ise Aralık 2025’te ulusal çapta yasak getiren Australia oldu. Avustralya, 16 yaş altındaki çocukların aralarında TikTok, Instagram, X, YouTube ve Snapchat’in bulunduğu 10 büyük platformda hesap açmasını yasakladı.
Avustralya hükümeti, 10-15 yaş arası çocukların yüzde 96’sının sosyal medya kullandığını ve yüzde 71’inin şiddet içerikleri ile intiharı teşvik eden paylaşımlar dahil zararlı içeriklere maruz kaldığını belirterek yasağı savundu. Ayrıca her yedi çocuktan birinin yetişkinler veya daha büyük gençler tarafından “grooming” olarak tanımlanan uygunsuz yaklaşımlara maruz kaldığı bildirildi. Kurallara uymayan teknoloji şirketleri, 49,5 milyon Avustralya dolarına kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.
Ancak uygulamanın ilk günlerinde gençlerin VPN kullanımı ve sahte doğum tarihleriyle yasakları aşabildiği görüldü. Uzmanlar, düzenlemenin etkinliğini değerlendirmek için henüz erken olduğunu ifade ediyor.
Almanya’da ise uzmanlar, yasaların uygulanabilirliğine ilişkin soru işaretlerine dikkat çekiyor. Makao Üniversitesi’nde bilişsel ve beyin bilimleri alanında çalışan Prof. Christian Montag, sosyal medya platformlarının bazı özelliklerinin beynin ödül sistemini tetikleyecek şekilde tasarlandığını belirtiyor. Montag’a göre özellikle “beğeni” mekanizması, beynin ventral striatum bölgesini harekete geçirerek alışkanlık oluşumunu güçlendirebiliyor.
Araştırmacılar, ekran süresindeki artışın çocukların fiziksel oyun ve yüz yüze sosyal etkileşim gibi gelişimsel deneyimlere ayırdığı zamanı azalttığını savunuyor. Ayrıca çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklere, okul ortamını aşan siber zorbalığa ve gerçekçi olmayan güzellik standartlarını teşvik eden algoritmalara maruz kaldığı belirtiliyor.
Öte yandan, teknoloji şirketlerinin veri erişimini kısıtlaması nedeniyle bağımlılık ve ruh sağlığı arasındaki nedensel ilişkiyi kesin biçimde kanıtlamanın zor olduğu ifade ediliyor. Bu kısıtlamaların, 87 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin izinsiz toplandığı Cambridge Analytica skandalı sonrasında arttığı biliniyor.
Avrupa’da benzer adımlar da gündemde. Spain, 16 yaş altına erişim yasağı getirecek bir yasa taslağı hazırladı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise teknoloji şirketi CEO’larını yasa dışı içerikleri kaldırmamaları halinde cezai sorumluluk altına almayı ve algoritmik manipülasyonu suç kapsamına sokmayı planladıklarını açıkladı.
France’da ise bir parlamento soruşturması, 15 yaş altına yasak getirilmesini ve 15-18 yaş arası gençler için gece saatlerinde sosyal medya kullanımını sınırlayan bir “sosyal medya sokağa çıkma yasağı” uygulanmasını önerdi.
Almanya’daki tartışmalar sürerken, çocukların dijital güvenliği ile temel hak ve özgürlükler arasındaki denge konusu Avrupa genelinde yoğun biçimde tartışılmaya devam ediyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.