ABD, Güney Kore ve Japonya'dan Kore Yarımadası'nda yeni tatbikat kararı
Güney Kore Savunma Bakanlığı, "Freedom Edge" adı verilen tatbikatın 7 Eylül'de başlayacağını ve ülkenin güneyindeki Jeju Adası açıklarında beş gün süreceğini açıkladı. Seul yönetimi tatbikatı "savunma amaçlı" olarak nitelendirse de Pyongyang, daha önce benzer faaliyetleri kendisine yönelik açık bir güç gösterisi ve provokasyon olarak değerlendirmişti.
Kuzey Kore, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının yanı sıra Washington, Seul ve Tokyo arasındaki askeri işbirliğinin giderek derinleşmesine tepki gösteriyor. Pyongyang, üçlü tatbikatların bölgesel istikrarı korumaktan ziyade Kore Yarımadası'ndaki askeri baskıyı artırdığını savunuyor.
Kuzey Kore yönetimi, perşembe günü yaptığı açıklamada Washington'ın kendisine yönelik "düşmanca hamlelerini" artırdığını belirterek, Güney Kore'ye hava-hava füzesi satışının da bu politikanın bir parçası olduğunu bildirdi. Pyongyang, söz konusu girişimlere "ciddi, derhal ve güçlü" karşılık vereceği uyarısında bulundu.
Washington'ın son dönemde Güney Kore ile gerçekleştirdiği büyük çaplı askeri tatbikatlardan birini küçültmesi, Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile ilişkilere vurgu yapması nedeniyle diplomatik açıdan dikkat çekmişti. Ancak ABD, Güney Kore ve Japonya'nın yeni üçlü tatbikatı sürdürme kararı, askeri baskının bütünüyle sona ermediğini ortaya koydu.
Geçen hafta ABD ve Güney Kore, yıllık "Ulchi Freedom Shield" tatbikatını planlanandan altı gün önce sona erdirmişti. Trump, daha önce Pentagon'a tatbikatın önemli ölçüde azaltılması talimatı verdiğini açıklamış ve bunu Kim Jong Un ile sahip olduğunu belirttiği olumlu ilişki çerçevesinde değerlendirmişti.
Ancak Pyongyang, tatbikatın yalnızca süresinin kısaltılmasının temel sorunu değiştirmediğini, söz konusu faaliyetlerin provokatif ve saldırgan niteliğinin devam ettiğini bildirmişti.
Kuzey Kore'nin açıklamalarının ardından yaklaşık 10 kısa menzilli balistik füzenin denize doğru fırlatılması, Pyongyang'ın askeri tatbikatlara karşı daha önce yaptığı misilleme uyarılarının sürdüğünü gösterdi.
Kuzey Kore, ABD ile diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması için Washington'ın nükleer silahlardan tamamen vazgeçme talebini ön koşul olmaktan çıkarmasını istiyor.
2019'da Trump ile Kim Jong Un arasında yürütülen diplomatik sürecin sonuçsuz kalmasının ardından Pyongyang, nükleer kapasitesini geliştirmeye ve Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi. Bu süreç, Kuzey Kore'nin Washington karşısında daha güçlü bir müzakere pozisyonu elde ettiği değerlendirmelerini beraberinde getirdi.
Uzmanlara göre Pyongyang, olası yeni görüşmelerde nükleer bir devlet olarak kabul edilmesi ve yaptırımların kapsamlı biçimde hafifletilmesi gibi önemli tavizler talep edebilir.
Bu tablo, ABD'nin askeri tatbikatlar ve ittifaklar üzerinden baskıyı sürdürmesinin, uzun süredir beklenen diplomatik diyaloğun yeniden başlamasını daha da zorlaştırdığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
2024'te başlatılan "Freedom Edge" tatbikatı, ABD, Güney Kore ve Japonya'nın hava ve deniz unsurlarının koordinasyonunu artırmayı hedefliyor. Tatbikat kapsamında füze savunması, denizaltı savunma harbi ve gözetleme gibi alanlarda ortak kabiliyetlerin geliştirilmesi planlanıyor.
Seul ve Tokyo, bu askeri işbirliğini Kuzey Kore tehdidine karşı caydırıcılık aracı olarak sunarken Pyongyang, üç ülkenin askeri koordinasyonundaki artışı kendisine yönelik stratejik kuşatma politikasının parçası olarak değerlendiriyor.
Güney Kore Deniz Piyadeleri ayrıca ABD ile iki yılda bir düzenlenen ortak amfibi çıkarma tatbikatının Eylül ayında planlandığı şekilde gerçekleştirilmesinin beklenmediğini açıkladı. ABD tarafı ise tatbikattaki katılım seviyesinin Güney Kore ile koordinasyon içinde belirlendiğini ve kararın diğer askeri tatbikatlarla bağlantılı olmadığını bildirdi.
Kore Yarımadası'nda askeri faaliyetler sürerken tarafların güvenlik yaklaşımları arasındaki derin görüş ayrılığı da devam ediyor. Pyongyang, ABD ve müttefiklerinin askeri tatbikatlarını tehdit olarak görürken Washington, Seul ve Tokyo bu faaliyetleri "savunma" gerekçesiyle sürdürüyor.
Yeni üçlü tatbikat kararı ise diplomasi yerine askeri caydırıcılığın öne çıktığı mevcut yaklaşımın devam edeceğine işaret ediyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.