AB, Çin'in ihracat baskısına karşı yeni ticaret araçları hazırlıyor
AB liderlerinin bu ay düzenlenen zirvede Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Çin'e yönelik daha sert ticaret yaklaşımına destek verdiği belirtilirken, Brüksel yönetimi aynı zamanda Pekin ile müzakere yolunu açık tutmayı hedefliyor. AB, Çin'in sanayi üretim fazlasını azaltması ve ekonomik büyümesini iç tüketime daha fazla dayandırmasını istiyor.
AB kaynaklarına göre, Çin ile diyaloğun sürdürülmesi önemini koruyor ancak görüşmelerin somut sonuçlar üretmesi gerektiği vurgulanıyor.
2025 yılında Çin'in AB ile olan ticaret fazlası 360 milyar euroya ulaşırken, bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10 arttığı ifade ediliyor. Küresel imalat üretiminin yaklaşık üçte birini gerçekleştiren Çin'in ihracat kapasitesindeki artışın Avrupa'daki otomotiv, kimya ve makine sektörleri üzerinde rekabet baskısını artırdığı belirtiliyor.
Son verilere göre Avrupa'da nisan ayında satılan her 10 otomobilden yaklaşık biri Çinli markalara ait oldu. Bu oran geçen yılın aynı döneminin iki katına çıktı.
Artan rekabet nedeniyle Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen'in Almanya'da dört fabrikasını kapatmayı ve 100 bine kadar kişiyi etkileyebilecek istihdam azaltımını değerlendirdiği bildiriliyor.
Avrupa Komisyonu, Çin'e yönelik iki yönlü bir strateji izliyor. Buna göre bir yandan kamu ihalelerinde Avrupalı şirketlere öncelik verilmesi ve Huawei gibi Çinli teknoloji şirketlerinin stratejik telekomünikasyon altyapılarından dışlanması gibi ticaret savunma adımları atılırken, diğer yandan müzakere kanallarının açık tutulması hedefleniyor.
Taraflar, daha önce ticaret ve yatırım alanında yeni bir istişare mekanizması kurulmasını da gündeme aldı. Ancak bu yapının kapsamı ve bağlayıcılığı henüz netlik kazanmadı. 2008 yılında kurulan AB-Çin Üst Düzey Ekonomik ve Ticaret Diyaloğu'nun kalıcı sonuçlar üretmemiş olması nedeniyle yeni mekanizmanın etkinliği konusunda soru işaretleri bulunuyor.
AB ayrıca kritik hammaddelerde Çin'e bağımlılığı azaltmayı amaçlayan yeni ticaret araçları üzerinde çalışıyor. Hazırlıkları süren düzenlemeler arasında Avrupa şirketlerinin kritik girdiler için en az üç farklı tedarikçiye sahip olmasını öngören "çeşitlendirme aracı" ile bazı sektörlerde ithalat kotaları uygulanması da yer alıyor.
Avrupa Komisyonu'nun, gerekli görülmesi halinde ekonomik baskıya karşı AB pazarına erişimi sınırlandırmaya imkan tanıyan "Zorlamaya Karşı Araç" (Anti-Coercion Instrument) mekanizmasını devreye alabileceği de değerlendiriliyor. Ancak bu tür adımların uygulanabilmesi için üye ülkelerin desteğinin gerekli olduğu belirtiliyor.
AB içinde Çin'e yönelik yaklaşım konusunda farklı görüşler bulunuyor. İspanya'nın Çin yatırımlarını destekleyen tutumu dikkat çekerken, Almanya'nın ise geleneksel olarak temkinli yaklaşımını gözden geçirmeye başladığı ifade ediliyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in bu ay yaptığı açıklamada Çin para biriminin yeniden değerlenmesi gerektiğini savunması da bu değişimin işareti olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar ise Çin'in ihracata dayalı büyüme modelinin değiştirilmesine yönelik olası bir uzlaşının yalnızca ticaret yetkilileri düzeyinde değil, maliye bakanları, merkez bankaları ve devlet liderlerinin katılımıyla yürütülecek daha geniş kapsamlı uluslararası görüşmelerle mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.
Bu kapsamda, G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının ağustos ayında gerçekleştireceği toplantının, küresel ekonomik dengesizliklerin ele alınması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.