• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 20 °C

Oyuna Gelmeyelim!

İhsan Pınar

Geçirmiş olduğum feci trafik kazasından sonra bir türlü kendimi toparlayamadığımdan yazılarıma ara vermiştim. Ancak sancılar içinde ve tek kollu olmama rağmen eğer bu mevzuyu yazmasaydım, içimde bir dert olarak kalacaktı.  

        Öncelikle: Bütün insanların, renklerin, dillerin ve ırkların Allah tarafından yaratılmış ve aynı derecede kutsal ayetler olduğu üzerinde anlaşalım.

        Hayat rehberimiz Hz. Muhammed (sav)in dediği gibi, ırklar arasında hiçbir üstünlük yoktur. Üstünlük ancak takvadadır( Allah’ın haram kıldığı kötülüklerden sakınmadadır.)

        Hiçbir ırkın, rengin ve dilin bir diğerinden üstünlüğü veya düşüklüğü yoktur ve olmamalıdır. Bir insanın, bir ırkın, bir dilin sahip olduğu bütün haklara diğerleri de sahiptir ve bu hak hiçbir şekilde engellenmemelidir. Allah’ın yarattığı bir ırkı, bir rengi, bir dili eğer küçümsüyor veya tabii olan haklarını inkâr veya yasaklıyorsanız; Allah’ın ayetlerine karşı gelmiş olduğunuzu bilmelisiniz.

        Bütün kâinatın ve insanların yaratıcısı ve sahibi Allah’tır. Gönül ister ki bütün insanlar Allah’ın arzında, aralarında hiçbir duvar ve mayın tarlaları olmadan, adalet ve barış içinde bir arada yaşasınlar. Ama eğer bu adil birliktelik sağlanamıyorsa, herkesin kendi topraklarında adalet ve huzur içinde onurluca yaşama hakkı vardır. Bu hak, belirli bir ırk ve soy için değil, bütün insanlar için temel bir haktır.

        Kürtlerin tarihini yazmayacağım. Ancak bin yıldan fazla bir zamandır bölge haklarıyla birlikte ve kardeşçe yaşayan Kürtler, İngiliz ve Fransızların bölgemizi işgal ve başımıza atadıkları yönetim tarzı ve işbirlikçilerden sonra Kürt ve Kürdistan kavramları cezalandırıldı, yasaklandı. Bunun tek sebebi Kürtlerin inançlarına ve kardeş bildikleri bölge insanlarına ihanet etmemeleri ve emperyalistlerin emir eri olmalarını kabul etmeyişleriydi. İslam’a ve bölge halklarına ihanet eden işbirlikçilere, kontrollerinde kalmak şartıyla ülkeler hediye edildi. Ama ihaneti ve işbirliğini kabul etmeyen Kürtler, 5 parçaya bölüştürülerek cezalandırıldı.

        Bugün aynı oyun sürdürülmektedir. Uyanan halk ve liderler cezalandırılmakta, yeni yeni işbirlikçi kuklalar aranmaktadır. Ancak inancına ve halkına bağlı oluşum ve liderler asla kabul görmemektedir. Avrupa’ya gidenlere sorun, İslam ve Müslümanlara karşıtlığınız kadar itibar görürsünüz. Gayrimüslim olduğunu ve Müslümanlardan baskı gördüğünü iddia edenlerin işlemleri hemen yapılır ve iltica talepleri kabul görürdü. Bu yüzden sözde Müslüman birçok kişi de bu hileye başvururdu.

        Ve Ulus devletler kurulduğundan beri Kürt halkının ve konuştuğu dilin mağduriyeti arttı. Türkiye sınırları içinde yaşayan biz Kürtler, bu hükümetten öncesine kadar Kürtçenin yasak olduğunu biliyoruz. Birçok iyileştirmeye rağmen Türkiye nüfusunun 1/3’nün konuştuğu dil, hala resmi değil ve eğitimde kullanılmamaktadır.

        Adalet ve kardeşlik hakları yerine getirilmeyen Kürt halkı, şartların da getirdiği zorlamayla Mesut Barzani liderliğinde bağımsızlık kararını halka götürmek istemektedir.        Ancak inanan bir Müslüman ve bölgenin kadim değerlerine bağlı olduğundan emperyalistler ve komünistler tarafından istenmemekte ve karalanmaktadır. Emperyalistler ancak kendilerine kukla olarak İslam ve Müslümanlara saldıracak parti, örgüt ve liderlere destek verirler.

        Ey Türkiye, İran, Irak ve Suriye idarecileri! Eğer Adalet ve kardeşliğin gereklerini yerine getirmez ve eşit şartlarda Kürtlerle bütünleşmezseniz; Kürtlere kendi kararlarını almaktan başka bir yol bırakmamış olursunuz.        

        Evet inançlı ve dürüst olduğundan Mesut Barzani’yi kabul etmeyebilirler. Ama sizi kötü ve düşman ettirdikten sonra kurtarıcı rolünde ve kendi kuklalarına Kürdistan üzerinde bir ülke kurduracaklarında hiç şüpheniz olmasın.

          Ya Adalet ve İslam kardeşliğinin gereğini yerine getirir eşit şartlarda onurlu bir birlikteliği sağlarsınız. Ya reel hayatın gereği olarak mazlum ve Müslüman kardeşlerinizi samimice destekler ve kardeşliğinizi pekiştirirsiniz. Ya da mazlum ve Müslüman bir halkı Siyonistlerin, emperyalistlerin ve komünistlerin safına iter ve kardeşlerinizi düşman safına itersiniz.

        Emperyalist ve şeytani güçler aramıza fitne tohumları serperek; bizleri ayrıştırarak ve çatıştırarak zayıflatıp sömürmektedirler. Mesut Barzani ve halkına karşıtlık ve düşmanlık emperyalistlerin, Siyonistlerin, İslam ve insanlık düşmanlarının işine yarar. Tıpkı Erdoğan gibi emperyalist ve şeytani güçlerin hedefinde olan Mesut Barzani ve Kürt halkına kardeşçe ve samimi bir şekilde destek olarak, bütünleşerek şeytani güçlerin bu oyununu bozalım.

               Kendine parayla da işbirlikçi ve yandaş arayan Siyonistlerin hileleri ve kimlere hizmet ettikleri meçhul bazı satılmışların Peşmergeler arasında Siyonist bayrakları dalgalandırmaları bizi yanıltmasın. İmanımız, vicdanımız ve Adalet gereği mazlum ve Müslüman kardeşlerimizin yanındayız.

        Adalet içinde ve Hakkaniyetle dost ve kardeş olmak varken; emperyalistlerin oyununa gelerek bu karşıtlık ve düşmanlık neden? 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55