• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 20 °C

Ne Oldu Bize? – 1

İhsan Pınar

Gerçekten bize ne olduğunu bilen, anlayan var mı?

        Eski Türk filmlerinde başaktör başına yediği darbeyle hafızasını kaybeder, hiç kimseyi tanımazdı. Ancak kafasına yediği 2. Bir darbeyle kendine gelir, normal hayatına dönerdi. Acep biz de başımıza darbe mi yedik? Yoksa darbe ve operasyonlarla başarılı olmayanlar iktidarı kuşatarak, iktidarın sonunu getirecek yönlere mi kanalize ediyorlar. Ya da her şeyi ‘Türklükle’ ölçen aşırı milliyetçiler mi iktidarı ele geçirdi?

        Öyle ya ne oldu bize? Neden her şey böyle altüst oldu? İlin birinde zabıtalar ekmek derdindeki vatandaşı küçücük çocuğunun gözleri önünde dövecek kadar pervasızlaşıyorlar. Güvenlik güçleri büyük tepki çekeceğini hesaplamaları gerektiği halde, bu hassas dönemde ‘Kaçak telefon’ bahanesiyle PKK’ye yapmadıkları büyüklükte bir operasyonu çarşı esnafına karşı yaparak büyük tepki alıyorlar…

        Daha düne kadar kardeş ve dost olduğumuz, birleşme umudu taşıdığımız Mesut Barzani’ye, her fırsatta bize zarar veren ABD, AB ve İsrail’e yapmadığımız düşmanlık ve hakaretleri yapıyoruz…  

        Oysa düne kadar Barzani ile dost ve kardeş idik. ABD, İsrail, Irak ve yerli işbirlikçilerine rağmen petrol ve doğal gaz anlaşmaları yapmıştık. Amerika’ya rağmen petrol paraları Halk Bankasına yatırılmakta; Güney Kürdistan’ın imarı Türk Müteahhitlere yaptırılmaktaydı. Zaho, Duhok, Erbil’den hastalar ve tüccarlar, ilimiz ve Antep başta olmak üzere Türkiye’ye gelmekteydiler. Aramızdaki sınırların göstermelik olacağı, kimliklerle geçişlerin yapılacağı söyleniyordu. ABD, İsrail ve Irak’ta ise Türkiye ve Güney Kürdistan’ın birleşeceği kaygısı taşınıyordu; çünkü bu, onların sömürü düzenlerine ve projelerine büyük bir darbe demekti.

        Görünürde hepimiz insanların kardeşliğini savunuyor ve ‘ırkçılığı’ lanetliyoruz. Hepimiz emperyalist ABD, AB, İsrail, Rusya ve diktatörlerin kendi çıkarları peşinde ve insanlığa zarar ve kıyımdan başka bir şey vermediklerine inanıyoruz. Bu emperyalistlerin üzerimizde şeytani oyunlar oynadıklarını ve Irk, Mezhep, bölgecilik, ideolojik ve partizanlık üzerinden bizi ayırabilecekleri kadar küçücük parçalara bölüp, çatıştırmaya çalıştıklarını da biliyoruz.

        ABD ve işbirlikçilerinin Afganistan, Pakistan, Yemen, Mısır, Libya, Irak ve Suriye’de yaptıklarını ve neticeyi görüyoruz!

        Peki, biz ne yapıyoruz? Bütün bu yaşanan acılardan ders alarak emperyalistlerin oyunlarını boşa çıkarmaya mı çalışıyoruz? Yoksa oynanan oyunlara alet olarak birbirimize mi düşüyoruz? Birbirimize saldırdığımız müddetçe, emperyalistlerin ve ‘büyük İsrail’ peşindeki Siyonistlerin oyunlarına alet oluyoruz demektir.

        Oysa ne acıdır ki, kendi yaptıklarının kime hizmet ettiğinin hesabını yapamayanlar, muhaliflerini emperyalist ve Siyonistlerin oyununa gelmekle suçluyorlar. Oysa aklıselimle ve diyalogla bu oyunlar boşa çıkarılabilir.

        “Mülkün temeli adalettir.” Siz Adaletle ve samimi bir şekilde Barzani’ye kardeşlik elini uzatarak, ABD ve Siyonistlerin oyunlarını bozabilirsiniz. Tehditle, hakaretlerle, düşmanlıkla ancak ayrışmayı körükler ve emperyalist emellere hizmet edersiniz. Sahi zorla, tehditle… Siz eş ve çocuklarınızı bile bir arada tutabilir misiniz? Veya böyle bir birlikteliği savunur musunuz?

        “Sınırları ve petrol vanasını kapatacağım” diyorsunuz! Yahu gerçekten başınıza darbe mi yediniz? Bu kime yarar, maddi ve manevi kim kaybeder? Petrol ve ticaret yerinde durmaz. Amerika bu petrolleri Rojava üzerinden veya daha önce var olan Kerkük-  Suriye, Ürdün ve İsrail hatları üzerinden taşıyacaktır. Hani Barzani’yi oyunlarına gelmekle suçladığınız ABD ve İsrail’in istediği de bu değil mi? Siz düşman, saldırgan ve kötü olacaksınız ki; ABD demokrat ve kurtarıcı rolünde yardıma koşsun. Madem ABD ve İsrail’in maşası diye saldırıyorsunuz; aha Rojava’da ABD ve İsrail açık oynuyorlar ve Türkiye ve Barzani’ye karşı silah yığıyorlar, haydi bakalım ne yapacaksınız!

        Kanaatimce ABD ve İsrail’den daha çok; Türkiye, Irak ve İran yöneticilerinin adalet ve kardeşlik hukukuna uymayan uygulamaları ve bu saldırgan tavırları Mesut Barzani’yi bağımsızlık kararına itmektedir. Bu saldırılarınız Kürt halkını hiç istemediği ulusçuluğa yönelmekte; karşı oldukları ideolojilerle aynı safa itmektedir. Bu saldırı ve düşmanca tavrınız, İmanlı Mesut Barzani’yi istemeyen Amerika’nın işini kolaylaştırmakta, bölgeyi PYD ve GORAN birlikteliğine teslime zemin hazırlamaktadır...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55