• BIST 105.201
  • Altın 146,875
  • Dolar 3,4732
  • Euro 4,1693
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • Antalya 31 °C

Yolsuzluk Nedir Veya Hükümet Ne İş Yapar?

İhsan Pınar

        Geçen haftanın gündem maddelerinden biri, CHP’li Adana vekili Elif hanımın 2016 yılında yapmış olduğu 1.189.000 liralık haberleşme harcamalarıydı. Hanım efendinin çok hoşuna gitmiş ve alışkanlık yapmış olacak ki, aynı hanımefendi 2017 yılının Ocak ayında 600 asgari ücretlinin bir aylık maaşı kadar 800.000 liralık (eski hesapla 1.189.000.000. 000) sadece haberleşme masrafı yapmış.

         Asıl olan vatandaş ve üniversite mezunları iş bulamazken; asgari ücretle çalışanlar ve emekli vatandaşlar geçim sıkıntısı içinde kıvranırken; ülkenin ve vatandaşların içinde bulunduğu ekonomik şartların zorluğu malum iken (Parlamenterlerin hazineyi babalarının malı gibi demeyeceğim, çünkü babalarının malını böyle israf etmezler) vekillerin halkın malını böylesine israf etmeleri nasıl açıklanabilir? Hepimiz biliyoruz ki, hiçbir vekil kendi cebinden bu harcamaların 1/1000 birini yapmaz.

        Çalışanlar kendi ürettikleri malı diledikleri gibi kullanabilirler mi? Bir bekçinin çalıştığı işyerinde bir şey aşırması hakkı mıdır? Ustabaşının, aşçının, kasabın, kasiyerin, reyon sorumlusunun sorumlu olduğu malları diledikleri gibi kullanmaları ve yararlanmaları kabul edilebilir mi?

         Elbette ki hiç kimse buna onay vermeyecek, sorumlusu olduğu malı aşırmayı yolsuzluk ve hırsızlıkla nitelendirecektir. Peki, halkın sorunlarını çözmek ve adaleti sağlamak için hazinenin başına vekil olarak atadığımız vekiller ne yapıyorlar?

        - Gayri ahlakı, gayri İslami ve gayri vicdani olan maaşlarını kendileri belirliyorlar. Çalışana, emekliye % 3-4 zammı çok gören vekiller kendi maaşlarına % 110, tepki olunca % 70 zam yapıyorlar.

        - Vatandaş iş bulamazken; kendileri danışman, sekreter ve hizmetli olarak, ortalama 4500 lira net maaşla halkın cebinden hizmetli tutuyorlar. ( Sakın bunların kamu hizmeti yaptıkları sanılmasın. Kardeşim kendin yetersizsen, işini yapmak için başkalarına ihtiyaç duyacak kadar acizsen bu vazifeye talip olma.)

        - Vatandaş 25 yıllık prim gün sayısını ve 60 yaşını doldurmadan emekli olamazken, efendiler 2 yıllık vekillikten sonra emekli olabiliyorlar.

        - Yurtdışı dâhil bütün sağlık harcamaları meclis tarafından karşılanıyor.

        - Devletin bütün imkânlarından, sosyal tesislerinden faydalanabiliyorlar.

        - Kendi aileleri de dâhil kırmızı pasaport sahibi oluyorlar.

        - Dokunulmazlıkları var. Bu yüzden de vekilleri kontrol edemiyorlar.

        -  Aylık ödeneklerinin yarısı kadar da yolluk alıyorlar.

        - Yönetimde bulunanlara sınırsız, diğer vekillere yıllık 31.000 lira sadece haberleşme hakkı tanınıyor.

        - 30-40 yıl kamu hizmeti gören vatandaşa İmplant hakkı tanınmazken, belki de çok yesinler diye vekillere 8 İmplant hakkı verilmektedir. Meclis lokantasında yedikleri yemekler de bizim içtiğimiz sudan ucuz.   

        - Ölümleri bile para ediyor. Ölen 25 yıllık sigortalıya bir mezar parası yardım yapılırken, ölen vekil ve emeklisine 24 maaş kadar (205.000 kadar) yardım! Yapılıyor...

        Vekillerin kendilerine tanıdıkları ayrıcalıkları saymaya sayfalar yetmez. Peki, halkın geçim derdinde olduğu şartlarda, halkın sorunlarını çözmek ve sosyal adaleti sağlamak için vekil olarak seçilenlerin, halkın malını bu şekilde kullanmalarına ne ad verilebilir?

        İslam dini böyle bir israfı, sorumsuzluğu ve emanete ihaneti asla kabul etmez. Haliyle böyle bir anlayış ve tavır Müslümanım diyen birine yakışmaz.

        Teorik olarak açıklanan şekliyle, böyle bir anlayış Milliyetçiliğe sığmaz.

        Aynı şekilde teorik olarak izah edildiği şekliyle Devrimciliğe ve Halkçılığa sığmaz.

        Peki, vekiller adalet ve vicdana sığmayan bu ayrıcalıklarını neye göre yapıyorlar?

        Ey iktidar partisi ve hükümet! En çok harcamayı muhalefet vekillerinin yapması seni aklamaz. Belki bu düzenlemeleri sen yapmadın, ama bütün bunları düzenlemekle birinci derecede sorumlusun.

        Devlet, bütün vatandaşların ortak sermayesidir. Hükümet, ülke içindeki adalet, düzen, emniyet ve adil paylaşımdan sorumludur. Hükümet gerekli düzenlemeleri yapmadıkça, vekillerin bu gayri ahlaki harcama ve ayrıcalıklarının önüne geçmedikçe, bütün günahların ortağı ve baş sorumlusudur…

        İktidar mensupları başta olmak üzere ey bütün siyasi partiler ve vekiller! Belki sosyal adaleti sağlamakta zorluk çekersiniz, ama kendinizle ilgili ve sizin elinizde bulunan kendi ayrıcalıklarınıza bir düzenleme getirmeden sakın karşımıza gelip oy ve destek istemeyin…  

                                                         

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55