• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Antalya 15 °C

Yetişkinler çocuklarıyla “hiperaktif” olduklarını öğreniyor

Yetişkinler çocuklarıyla “hiperaktif” olduklarını öğreniyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, sadece bir çocukluk hastalığı değil. Çoğu yetişkin hastalığın kendisinde de olduğunu ancak çocuğuna teşhis konulduğunda fark ediyor.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), akla hemen hareketli, yerinde duramayan, dinlemeyen, sessiz duramayan “hiperaktif” bir çocuğu getiriyor. Oysa ki çocuklukta başlayan DEHB tablosu yetişkin yaşamda da sıklıkla devam ediyor. Hatta hastalığın farkına varmayan yetişkinlerin birçoğu, günlük yaşamlarını oldukça zorlaştıran, eğitim ve iş hayatını engelleyebilen, aile ve sosyal ilişkilerinde sorunlara yol açan davranışlarını karakter kusuru olarak görüyor ve kendini suçluyor.

Beyinleri farklı çalışıyor

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatrist Haluk Gülmez, DEHB olan bireylerin beyninin çalışmasında biyolojik farklılıklar olduğunu ve bu farklılıkların çoğunun dikkat ve davranışı kontrol eden beyin bölgelerinde meydana geldiğini belirtiyor ve ekliyor: “Birçok yetişkin kendi yaşadığı sıkıntıların bir hastalık olduğunun farkında değilken, çocuklarına DEHB tanısı konmasından sonra benzer belirtileri kendisinin de uzun yıllardır yaşadığını fark ediyor ve tedavi için başvuruyor.”

Nasıl belirtiler gösterir?

Psikiyatrist Haluk Gülmez, DEHB olan yetişkinlerin sıklıkla dikkati toplama ve sürdürme ile ilgili ve sonucunu düşünmeden eyleme girişme, kendini frenleme ile ilgili sorunları olduğunu belirtiyor. Gülmez, yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtilerini ve yansımalarını ise şöyle aktarıyor:

“DEHB’li bir yetişkinin temel sorunu toplantı tarihlerini unutma, işleri yetiştirememe olabilir. Randevu veya sosyal taahhütlerini unutabilirler.Unutkanlık, dikkat gerektiren işleri tamamlayamama, sık hata yapma, sürekli huzursuz hissetme, patavatsızlık, çok fazla konuşma, konuşurken karşı tarafın sözünü sık bölme, sıra bekleyememe, kolay öfkelenme gibi belirtilerden yakınabilirler.”

İlaçlar kadar ilaç dışı öneriler de önemli

“DEHB ve yaşattığı başarısızlık, sosyal, mesleki ve ailevi sorunlar kader değildir, tedavi edilebilir” diyen Psikiyatrist Haluk Gülmez, tedavide ilaçlar kadar ilaç dışı önerilerin de önem taşıdığını söylüyor. Gülmez, bunu şöyle anlatıyor:

“İlaç tedavisi hızlı etki eden, yaşam kalitesini artıran ve kolay bir tedavi seçeneğidir. Belirtilerle başa çıkma stratejileri ve bilişsel davranışçı terapi ise problem çözme becerilerini geliştirme, olumsuz davranışları ve alışkanlıkları azaltmaya yardımcı olabilir. Tedavide zamanı daha iyi yönetme, duyguları kontrol etme gibi önemli konular da ele alınır. Unutmayın, DEHB kader değildir, tedavi ile hak ettiğiniz başarıya ulaşabilir, sosyal ve aile yaşantınızda daha huzurlu olabilirsiniz”

Bu önlemleri alın, zorlukların üstesinden gelin

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatrist Haluk Gülmez, DEHB’nin zorluklarının üstesinden gelmek için işte, evde ve dışarıda alınabilecek önlemleri ise şöyle sıralıyor:

Hareket Edin: Egzersiz yapmak herkes için iyidir. Ancak DEHB olan yetişkinlerde egzersiz fazla enerjiyi yakarak, zihni ve bedeni daha sakin tutabilmeyi kolaylaştırır. DEHB’si olan bireyler egzersizi hayatlarının bir parçası haline getirmelidir.

Kaliteli Beslenin: DEHB’si olan yetişkinlerde diyetin sebze ve meyvelerden zengin, bol lif içeriğine sahip olması önerilir. Probiyotiklerin düzenli tüketilmesi de önem taşır. Ayrıca kepekli tahıllar, yağsız protein ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı, kanola yağı vb.) içermelidir.

İyi Uyuyun: Uyku bozuklukları DEHB’si olan kişilerde sıklıkla görülür. Ayrıca bazı DEHB ilaçları da uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Uykunun sık bölünüyor veya dalmada zorluk yaşıyorsanız mutlaka doktorunuzdan yardım isteyin.

İstasyonlar Oluşturun: Evden çıkarken almanız gereken anahtar, gözlük, telefon gibi ufak nesneler için kapıya yakın bir “evden çıkış” istasyonu oluşturun.

Listeler Yapın: Eğer görevler belirli saatlerde, tutarlı ve öngörülebilir biçimde geliyorsa beynin bunlarla baş etmesi daha kolay olacaktır. Masanızın üstüne, buzdolabınızın kapağına, cüzdanınıza, sık ulaştığınız diğer yerlere kısa günlük iş ve zaman çizelgesi koyun. Akıllı telefonunuza, bilgisayar veya tabletinize de programınızı ekleyin.

Basitleştirin: Büyük, karmaşık projeleri ufak parçalara bölün ve her bir parça için son bitirme saati-tarihi belirleyin.

Dikkat Dağıtıcıları Uzak Tutun: Kendinize dağınıklıktan arınmış bir çalışma alanı ayırın. Dikkat dağıtıcı arka plan gürültüsünü engelleyin. Çalışırken e-posta ve internet erişimini kapatın.

Sık sık kendinizi ödüllendirin: Tamamladığınız her bir iş için kendinizi ödüllendirin. Sizin için neyin önemli olduğunu unutmayın. Aklınızda gelecek için büyük hedefler olması ve bunu sık sık kendinize hatırlatmanız motivasyonunuzu artıracaktır.

İnsanlarla İrtibat Halinde Olun: Meslektaşlarınız ve çalışma arkadaşlarınızla ortak takviminiz olması, bir toplantıya giderken sizi de çağırmalarını istemek bazı önemli işleri ya da planları unutmanızı engellemeye yardımcı olacaktır. Bir takımın parçası olmak işleri zamanında bitirme konusunda motivasyonunuzu daha yüksek tutar.

Kaynak: HÜR24 Haber
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55