• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 22 °C

Sorunların Kaynağı Aile Yasası

Veysi DEMİR

Aileyi koruyorum diye ortaya çıkanlar maalesef ne ailede ne de toplumda huzur bırakmadılar. 2012 yılında Avrupa’ya ve feministlere hoş görünme adına çıkarılan 6284 sayılı sözde “Aileyi koruma kanunu” lakin aslı aileyi yok etme kanunu olan bu kanun ile aile ve toplumun temeline dinamit konuldu.

Aile içinde yaşanan küçük tartışmalar bile “şiddet” kavramı içine alınarak kadınların karakola gidip şikayet etmeleri teşvik edildi. Kadının tek taraflı verdiği ifade delil kabul edilerek, erkeğe en hafifi “evden uzaklaştırma” cezaları verildi. Binlerce erkek aylarca evinden sokağa atıldı. Ardından fitne ehli sözde kadın dernekleri aslı kadın ve aile düşmanları olan dernekler ve paraya müptela olmuş bir kısım uzman avukatlar aileyi barıştırma yerine ajitasyon ile boşanma tuzağına kadınları sürüklediler. “Boşan özgür ol! Al nafakayı da kocan sürünsün” denilerek kadına aldatıcı güzel sözlerle bal içinde zehir verdiler. Boşanma olunca sadece erkek değil, kadında zarar görüyor. En önemlisi de varsa çocuklar ömür boyu perişan oluyorlar. Birde nafaka sorunu var ki; bu da dert üstüne dert, sıkıntı üstüne sıkıntı yaprak toplumda şiddeti körüklemek için kurulan bir tuzaktır.

Adeta bir boşanma maaşı haline gelen nafakayı silah gibi gören bu kadınlar, en basit sorunlarda bile boşanma yoluna gidebiliyor. TMK’nın 175. maddesi (süresiz nafaka kanunu) çıktıktan sonra boşanma oranları sürekli arttı.

Bir defa aile sadece kadından oluşmuyor o ailede erkek te var. Erkek dinlenmeden mahkeme nasıl tek taraflı karar vererek adil olabilir. Bu nasıl bir kanundur böyle?

Toplumda eskiden mağdur kadınlar vardı halende bu sorunların katlanmasıyla sayıları azalmadı. Bunun üstüne şimdide aile yasasından kaynaklı mağdur erkekler ve çocuklar sorunu ortaya çıktı. Bu yasadan sonra evlilikler azaldı ve boşanmalar arttı. Avrupa’nın çirkef zihniyeti ürünü kanunlar olduğu gibi Müslüman bir topluma uygulanmaya kalkılırsa sonuç böyle olur. Bu kötülüğü bir topluma en azılı düşmanı bile yapmaz.

Memleketin her yerinde sürekli olarak bu kanunun haksız uygulamalarından kaynaklı aile kavgaları ve silahlı kavga facialarını içeren haberler alıyoruz. Eskiden toplumuzda boşanma diye bir olay yoktu. Milyonda bir ya olurdu ya olmazdı. Şimdi ise kadını erkekleştirerek topluma özgürlük diye sunan zihniyet sahipleri aile mefhumunu hiç tanırlar mı? Aile kadın, erkek ve çocuktan oluşur. Herkes fıtratın kendisine biçtiği role uygun davranmazsa zaten aile de toplumda, düzende, devlette kalmaz.

Oysa dinimiz, örfümüz bize ne güzel yol gösteriyor:

“(Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır.” -Nisa Suresi: 35-

Bu ve benzeri ayet ve hadisler ile örfümüze uyduğumuzda sorun büyümeden hakem (veli) olan kişiler eliyle mesele en güzel şekilde çözüme kavuşur. Toplumda herkesin itibar ettiği alimler, seydalar, kanaat önderleri ve ak sakallılar var iken; yüzyıllardır bunlar aile fertlerini kimseye ezdirmeden adaletle hükmederek aile ve toplumu ayakta tuttular. İnanç ve örfümüze aykırı ve toplumun temeline kibrit suyu döken bu tuzak yasayı bir an önce kaldırmak yeni meclisin üzerine vebaldir. Aileyi koruma değil, ailenin ve toplumun güvenliğini tehlikeye düşüren kanun yerine inancımıza ve örfümüze uygun düzenleme yapılmalıdır.

Selam ve dua ile…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55