• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Antalya 11 °C

“Son Yaşananları Sosyal Psikiyatri Değerlendirmeli”

“Son Yaşananları Sosyal Psikiyatri Değerlendirmeli”
Prof.Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye’de son süreçte yaşanan olayların sosyal psikiyatri ve politik psikoloji açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Sosyal Psikiyatri Derneği işbirliğiyle gerçekleştirilen 22. Ulusal Sosyal Psikiyatri Kongresi, Üsküdar Üniversitesi AltunizadeYerleşkesi’nde bugün başladı. 3 Eylül’e kadar devam edecek Kongre’nin açılış konuşmalarını; Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sosyal Psikiyatri Derneği kurucusu Prof. Dr. Işık Sayıl ile Başkan Prof. Dr. Vesile Şentürk Cankorur yaptı.

Toplumsal yaşamdan kaynaklanan sorunlara odaklanılmalı

Sosyal psikiyatrinin yalnızca ruh hastaları için değil, tüm toplumla ilgili bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Işık Sayıl, gerekli önlemlerle daha iyi bir ruh sağlığına ulaşmanın yolları üzerinde çalışılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

Artık savaşlar da şekil değiştirdi

“Değişen dünya ve yaşam koşullarını dikkate alan bir yaklaşımla, ulusal sorunları ve çözüm yollarını düşünmek zorundayız. 20. yüzyılda yaşamımızı derinden etkileyendeğişimler yaşadık. Televizyon, bilgisayar, internet, cep telefonları ve tabletler, günlük yaşamımızı değiştirmiş, adeta esir almıştır. Bunun yanı sıra DNA şifresinin çözümü ile genetik yapı önem kazanmış, herşeyin genetik kodlarla açıklanabileceği, değiştirilebileceği bir yaklaşım ve değişim dönemi gelmiştir. Artık savaşlar da şekil değiştirmiştir. Ülkemizde yaşam biçimi, bütün bu değişimlerden nasibini almış ve şekil değiştirmeye başlamıştır. Sosyal değerler, değer yargıları sarsılmıştır. Bu gelişme ve uyum için toplumsal ve bireysel boyutta değerlendirmeler yapmak gerekiyor. Gerekli önlemlerle daha iyi bir ruhsal gelişim ve ruh sağlığına ulaşmamızın yolları aranmalı. Bu kriz dönemi bir fırsat olarak ele alınmalı ve krize müdahale kuralları çerçevesinde dağılma önlenerek daha güçlü bir ruh sağlığına ulaşma yolları üzerinde çalışılmalıdır. İnsan her zaman içinde yaşadığı toplumun ve kültürün biçimlendirdiği bir canlıdır. Onun sorunları da bu görüşten ayrı düşünülemez. Bundan sonraki çalışmalarda klasikleşmiş konular kadar toplumsal yaşamdan kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerilerine de odaklanmak gerekmektedir.”

Türkiye’de demokrasi kültürünün uyanışını gördük

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan ise davranış bilimleri ve sağlık alanında Türkiye’nin ilk tematik üniversitesi olarak ruh sağlığını belli bir noktaya getirmek ve koruyucu ruh sağlığının önemine dikkat çekmek için çalıştıklarını söyledi. Önemsedikleri bu alanda yaptıkları çalışmalardan bahseden Prof.Dr. Tarhan, bunlardan birinin de sosyal psikiyatrinin alanına giren Postkolonyal çalışmalar olduğunu söyledi.Postkolonyal Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (PAMER)’ninbu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof.Dr. Tarhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Türkiye’de son yaşananlar sosyal psikiyatri açısından anlamlı

“Postkolonyal çalışmalar neden önemli? Özellikle Türkiye’nin şu anda yaşadığı süreç aslında sosyal psikiyatri ile yakından ilgili. Oryantalizm’e karşı, emperyalizme karşı postkolonyal bir dünyada bir bilinç ve farkındalık var.Batı kültürünün narsistik bir yaklaşımı var; Oryantalist yaklaşım. Bu yaklaşıma göre; Doğu toplumları geri kalmıştır, kendi kendini yönetemez,o halde bunları yönetmek için bir diktatör lazım diyen böyle kültürel bir bakış vardı. Doğu toplumlarını ötekileştiren ve küçük gören. Ama Türkiye’de son yaşadığımız süreçte sosyal psikiyatri açısından anlamlı olacağını düşününce demokrasi kültürünün uyanışını gördük diyebiliriz. Türk toplumu militarizme karşı “patron benim” dedi. Türk toplumu militarizme karşı“artık ben kendi kendimi yönetebilirim” dedi. Batı toplumunun Fransız devrimiyle yaşadığı kültürel süreci aslında biz de kendi ölçümüzde yaşıyoruz. Modernizmi kendi kültürümüzle birleştirerek, geliştiriyoruz aslında. Sosyal psikiyatrinin ve politik psikolojinin de aslında bunu  ele alması gerekiyor. Osmanlı dönemine baktığımızda Avrupa’da İngiltere, Fransa ve Hollanda’da sömürgecilik bakanlığı var ama Osmanlı’da böyle bir kurum yok. Sömürgecilik kavramı yok, bunu benimsememiş. Ama Batı bunu bir resmi bakanlık haline getirmiş, bu bana çok anlamlı geliyor.”

Prof.Dr. Nevzat Tarhan, “Dini görünümlü bir yapı Genelkurmayımız’ın kılcal damarlarına kadar girebilmiş, bu bana çok ilginç geliyor. Nasıl oluyor? Hangi kültür temelinde bu geçerli, sosyal psikiyatride bu da tartışılmalı, hangi kök nedene dayanıyor. Sosyal psikiyatrinin bunu da tartışması gerektiğini düşünüyorum” dedi.“Demokrasi aileden başlar” diyen Prof.Dr. Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde eleştrisel düşünmeyi ders olarak koyduklarını da sözlerine ekledi.

Rasim Adasal Bilim Ödülü, Dr. Kadir Özdel ve Dr. Suat Ekinci’ye verildi

Ulusal Sosyal Psikiyatri Kongresinde bu sene bir ilk de yaşandı. İlk kez Rasim Adasal Bilim Ödülü verildi. Modern psikiyatriyi Türkiye’de yerleştiren ve yaptığı çalışmalarla toplum ile psikiyatriyi birleştiren Prof. Dr. Rasim Adasal adına Dr.Kadir Özdel ve Dr. Suat Ekinci çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.Dr. Suat Ekinci, ödülü Türkiye Ruh Sağlığı ve Tedavisi Vakfı Başkanı Prof.Dr. Coşkun Şarman’ın elinden aldı.

“Keşif Özgürlük İster” temasıyla gerçekleştirilen 22. Ulusal Sosyal Psikiyatri Kongresi’nin ilk gününde Nöroloji Uzmanı Prof.Dr. Oğuz Tanrıdağ tarafından “Nörobilim Penceresinden Özgürlük ve Keşif” başlıklı bir konferans verildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yaptığı konferansta  Prof.Dr. Tanrıdağ, “Kimlik: Keşif mi, İcat mı” başlıklı sunumunda insan davranışının dış etkenler, çevre ve kültür etkisiyle değişim gösterdiğini belirterek, ikizler ve vahşi çocuklar örnekleri üzerinde değerlendirme yaptı.Sosyal nörobilimin henüz çok yeni bir yaklaşım olduğunu belirten Prof.Dr. Tanrıdağ, şunları söyledi:

21. Yüzyılın hikayesini Sosyal Psikiyatri Başlattı

“Nörobilimde keşif ve özgürlük kavramlarının yer almadığını gördüm. Bir nörobilimci olarak bu bir itiraf oluyor. 35’inci yılına yaklaşan uzmanlık hayatımda literatürde, etrafımda görmedim. Tabii bunun nedeni 20. yüzyılın modernizmin en güçlü çağı olarak psikiyatriyi ve nörolojiyi ayrı ayrı uçlara savurması. 20. Yüzyıl,nöroloji ve psikiyatri ilişkileri açısından iyi geçmedi. Bunu net olarak ifade etmemiz gerekiyor. Keşif ve özgürlüğü nörobilimin ajandasında bulamamamın nedenlerinden bir tanesi de kuşkusuz bu. Ancak 21. yüzyılın başka bir hikayesi var ve bu hikayeyi de sosyal psikiyatri başlatmış gibi görünüyor. Sosyal psikiyatrinin girdiği kapıdan nörobilim henüz girmese bile sosyal nörobilim giriyor. Sosyal nörobilim de en fazla 20 yaşında bir bilimsel yaklaşım” dedi.

Kongre’de yer alan “Merak ve Yaratma Eylemi” başlıklı panelde konuşan Prof.Dr. Oğuz Erkan Berksun ise, çoğunlukla olumsuz yönleriyle ele alınan merak konusunun hayatta kalmayı sağlayan bir araç olduğunu belirterek, merak sürerken öğrenmenin de sürdüğünü söyledi.

Yaratıcılık her dönemde artırılabilir

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatrist Doç.Dr. Gökben Hızlı Sayar da “Yaratıcılık ve Beyin” başlıklı sunumunda, yaratıcı olmanın farklı bir yeti olduğunu belirterek,“Yaratıcılık tohumlarını doğa atar ama çevre filizlendirir. Beyin plastisitesi ömür boyu sürer, yaratıcılık her dönemde artırılabilir. Çeşitliliği artırın ve serbest çağrışımla fikir, imge sözcüklerin birbiri ile çarpışmasına izin verin” tavsiyesinde bulundu.

Prof.Dr. Vamık Volkan kongreye katıldı

Bu yıl Kongre’ye, dünya barışının sağlanması konusunda yaptığı  çalışmalarıyla tanınan ve geçen yıl psikanaliz alanının en prestijli ödüllerinden “Mary Sigourney Psikanaliz Ödülü”nü alan Prof.Dr. Vamık Volkan da katılarak, “Mülteciler” başlıklı bir konuşma yaptı. “Politik psikolojinin dehası” kabul edilen Prof.Dr. Volkan,barış adına yaptığı çalışmalardan ötürü Nobel Barış Ödülü’ne de aday gösterilmişti.

Kongre’nin diğer katılımcıları arasındaCentral Florida Üniversitesi, Ortadoğu Çalışmaları Koordinatörü Prof. Hakan Özoğlu, Haliç Üniversitesi Tarih Felsefesi Bölümü’nden Prof. Dr. Şahin Uçar, Psikodramatist Deniz Altınay’ın da yer aldığı farklı disiplinlerden çok sayıda bilim insanı bulunuyor.

Kongre’de “Sığınmacılık, Mültecilik, Zorunlu göç”, “Otantik Merak”, “Sosyal Biliş”, “Özgürlüğe Karşılık Bağımlılık”, “Varolmak ve Ölmek Arasında Anksiyete”, “Ortaklığın Bozulması: Tükenen Kaynaklar ve Yükselen Narsizm”, “Hayatın Sahnesi: Psikodrama”, “İfade Özgürlüğü”, “Tutukluluk ve Beyin“, “Çatışma ve Ruhsal Travma” gibi pek çok güncel ve farklı konu,  konferans ve panellerin yanı sıra kurslarla da ele alınıyor.

Kongre’de ayrıca ruh sağlığının korunması, hazzın nörobiyolojisi, intihar, yeme bozukluğunun psikolojisi, spor ve psikiyatri, onkoloji hastalarına psikososyal yaklaşım, sanat terapi yöntemlerinin çeşitli alanlardaki uygulaması gibi konular da yer alıyor.

Kaynak: HÜR24 Haber
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55