• BIST 95.445
  • Altın 242,826
  • Dolar 6,2792
  • Euro 7,3311
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 27 °C
  • Antalya 35 °C

Parti İl Teşkilatları Ne Yapar?

İhsan Pınar

Ülkeyi yönetmeye talip siyasi partiler, halkın en küçük birimine ulaşmak için en küçük yerleşim birimlerinde bile teşkilatlanmaya çalışırlar. Partinin başarısı, bu teşkilatların başarısına bağlıdır.

        Nasıl ki damarlarımız vücudun bütün organlarına kan taşıyıp besliyorsa ve sağlığımız üzerinde etkiliyse; Parti Teşkilatları da partilerinin mesaj ve hizmetlerini halka taşıyıp, halktan da gönül bağlarıyla partilerine destek sağlamaları toplumu ve partilerini besler ve güçlendirir. Yani Parti İl Teşkilatları, partileri besleyen can damarlarıdırlar; toplumdan partilerine hayat taşırlar.

        Partinin görünen pratiği olan teşkilatları, partilerin canlı ve yürüyen en güçlü propaganda araçlarıdırlar. Parti merkezlerinin yürüyen ayağı, gören gözü, duyan kulağı ve konuşan dili durumundadırlar.

        Binaları meydan getiren temel ve tuğlalar gibi, parti teşkilatları da sağlam ve güçlü olmalı ki, temelleri üzerinde yükselen partiler de sağlam ve güçlü olsun…

        Adil, dürüst, hizmet ehli olması gereken parti teşkilatları halkla iç içe olmalı. Halka gitmeli, taraf gözetmeden halkı sabırla dinlemeli, sorunları yerinde tespit ederek merkeze ulaştırmalı ve sorunların çözümünü takip etmelidirler. Parti Teşkilatları, partileri ile halk arasında gönül bağları kurmalıdırlar ki, bu bağlar oy ve desteğe dönüşebilsin.

        Bu anlattıklarımız olması gereken ideallerdir. Ancak maalesef toplumumuzda hayat bu gerçekler üzerine inşa edilmiyor. Partiler, hizmet üretimi ve projeler üzerinde yarışmıyorlar. Kimi partiler batının kendilerine empoze ettiği sistem ve hayat tarzını korumak üzerine, kimi partiler Milliyetçilik veya ideolojik temeller üzerinde siyaset yapmaktadırlar. İdeoloji üzerinde siyaset yapanlar, hizmet ve proje üzerinden değil de, demagoji ve kavramlar üzerinden siyaset yaparlar.

        Kimi partiler de liderlerinin çaba ve kişiliği üzerinde yükselirler. Adnan Menderes, Necmettin Erbakan, Turgut Özal ve şimdi R. Tayyip Erdoğan gibi…

        Ve ne yazık ki parti ve lider sermayesi üzerine kurulan teşkilatlar, genellikle tembellik edip parti ve liderin biriktirdiği sermayeyi  - halkın desteğini hoyratça harcayıp tükettiler.

        Yaşanan bunca tecrübe, ihanet, olumsuzluk ve değişen şartlardan dolayı Sayın Erdoğan, yorulan teşkilat kadrolarını canlandırmak için yenileme ihtiyacı hissetti. Seçilen başkanların, daha rahat ve daha verimli çalışabilecekleri kadroları yönetimlerine almaları da gerekli ve en tabii haklarıdır. Ancak liyakat, adalet, dürüstlük, çalışkanlık, hizmet aşkı, cesaret, alçak gönüllülük, yardımseverlik, verimlilik… Gibi temel kriterler ölçü alınmalıdır kanaatindeyim.

        Batman’ımızda da değişen Ak Parti İl Başkanı, yeni kadrolarla! İl yönetimini oluşturdu. Hayırlı olsun. Partilerin varlığı ve hizmet yarışı topluma zenginlik katar. Bizler de bu hizmet ve zenginliği göz önünde bulundurarak bütün partilerin dürüst, adil ve hizmet ehli kadrolardan oluşmasını temenni ederiz. Ve bütün partileri, siyasileri… Eleştiri ve yermekten ziyade, daha iyiye ve daha doğruya yönelmeleri için uyarı ve hatırlatmalarda bulunmayı bir insanlık görevi biliriz…

        Yeni oluşturulan AK Parti İl Başkanı ve Teşkilatını kutlarken, bazı hatırlatmalarda bulunmayı da kutlama gibi algılamalarını isteriz.

         Parti Başkanı Sayın Erdoğan, Parti teşkilatlarını muhalif örgütçülerden, tembellerden, şahsi ihtiras ve çıkar peşinde olanlardan temizlemek; daha dinç ve dinamik, hizmeti ‘Dava’ edinen; ev ev, köy köy…dolaşacak, halkla bütünleşecek, hizmet ve projeler üretecek verimli kadroları yönetime getirmek için yeni bir yapılanmaya gitme ihtiyacı hissetti.

        Peki, acaba İl Teşkilatı, liderinin isteği istikametinde bir kadro mu oluşturdu? Yoksa ‘ Sen beni seç, ben seni’ veya hiç itiraz etmeyecek, daha uysallardan mı kadrolar seçildi? Bundan sonra saha çalışmalarında bir farklılık görebileceğiz mi? Parti içi çıkar ve ego çatışmaları sonlandırılabilecek mi? Sürekli kan kaybeden parti tabanı canlandırılabilecek mi? Şahsi çıkar ve çekişmeler yüzünden küstürülenler kazanılacak mı? Sahipsizlikten başka partilere kayanlar geri getirile bilinecek mi? Sürekli kaybedilen oy ve destek, tekrar yükselişe geçirilebilecek mi? Halka ve parti tabanına sahip çıkılacak mı? Canlı, güçlü, uyumlu ve her yerde olan aktif bir yönetim görebilecek miyiz?

        Eskinin oy oranları sizi yanıltmasın. Ülke genelinde partinin oy oranı sürekli arttığı halde, bizim bölgemizde sürekli azaldı. Elbette bunda HDP’nin siyaset sahasını daraltması ve muhaliflerine şiddet politikalarına en azından göz yummasının etkisi var. Ama maalesef Ak Parti il teşkilatları da sadece kendi aralarındaki görüşmeler ve kâğıt kalem üzerinde hesaplarla; halka gitmeden, halkın dertlerine ve sorunlarına eğilmeden, parti içinde ve kendi çıkarları içinde kalarak kendi varlıklarını muhafazaya çalıştılar.

        Yani hiç hizmet ve sermaye üretmeden, parti ve liderin itibar ve sermayesinden geçindiler. Acaba yeni yönetim de kendi çıkar ve varlıkları için mi? Yoksa partiye ve halka faydalı olmak, yeni hizmet ve projeler üretmek için mi çalışacaklar? Kısacası: hizmeti ‘Dava’ edinip davayı mı besleyecekler, yoksa çıkarlarını ‘Dava’ edinip davadan mı beslenecekler? Hep beraber göreceğiz.

        Bütün partilerin şahsi ve ideolojik çıkarlarından, partizanlıktan ve ayırımcılıktan ziyade, bütün halkı kucaklayan dürüst, adil ve liyakat sahibi kadrolardan oluşması dileğiyle başarılar diliyorum…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55