• BIST 89.270
  • Altın 146,969
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Antalya 15 °C

‘NATO’nun son hamlesi bölgeyi savaş alanı haline getirebilir’

‘NATO’nun son hamlesi bölgeyi savaş alanı haline getirebilir’
Polonya’da yayın yapan NIE dergisi, Polonya ordusundan 19 özel tim askerinin Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesine gönderildiğini yazdı.

Uluslararası hukuku ve Polonya yasalarını ihlal eden durum resmi makamlar tarafından yalanlandı ancak NIE dergisi bilgiyi farklı kaynaklardan doğrulattıklarını belirterek haberin arkasında olduklarını açıkladı.

Gönderilen asker sayısı önemli bir değişikliğe yol açacak oranda olmasa da, Polonya’da etkinliğini artıran NATO’nun Ukrayna’ya müdahalesinin seyri açısından ipuçları barındırıyor.

‘BÖLGE ÜLKELERİ SÜRECE MÜDAHİL OLUYOR’

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Profesör Doktor Mustafa Türkeş, hem uluslararası hukuku hem de Polonya yasalarını çiğneyen durumun yeni olmadığını ve bölgede yabancı askerler bulunduğunu belirtiyor: “Ukrayna’ya ilk nasıl bir müdahale yapıldı? Sivil müdahaleydi ve Soros Vakfı üzerinden yapıldı.

O renkli devrimlerin hepsi baktığınız zaman aslında sivil şeyler üzerinden yapıldı ve Soros finanse etti bunların çoğunu. Şimdilerde artık Soros’un finanse edişinin ötesine geçen, ABD’nin doğrudan illegal yollarla finanse edilen orada askerleri söz konusu. 19 Polonya özel tim askerinin oraya gitmiş olması, doğruysa eğer başka bir şey gösteriyor; bölge ülkelerinin bu sürece müdahil olması anlamına geliyor.”

POLONYA NEDEN UKRAYNA MÜDAHALESİNE DAHİL OLDU?

Polonya; Litvanya, Letonya, Estonya’yla birlikte son dönemde NATO’nun askeri faaliyet ve varlığını artırdığı, politikalarında daha fazla rol verdiği ülkelerden biri haline geldi. Ülkenin NATO’nun tehlikeli ve agresif politikalarına son dönemde daha fazla teslim olmasının ardında pek çok farklı neden yatıyor. Prof. Dr. Mustafa Türkeş, Polonya’nın Batı’yla olan ilişkisini bu tür yollarla düzenlemeye çalıştığını ancak NATO’yla birlikte hareket etmenin bedelleri olduğunu belirtiyor:

“Süreci yeniden körüklemeyi hedefliyor mu? Evet, bu olabilir. Polonya yönetimi maalesef bu tür küçük şeyler üzerinden hem Batı’yla olan ilişkisini düzenlemeye çalışıyor hem de Rus karşıtlığını pekiştirmeye çalışıyor. Polonya’da bir grup siyasetçi Rus karşıtıdır, diğer bir grup siyasetçi ise Alman karşıtıdır. Bu tarihsel olarak Polonya’da bulunan bir şeydir. Şu anda Rus karşıtları iktidarı inanılmaz ölçüde ele geçirmiş durumda ve bunun üzerinden bir politika üretmeye çalışıyorlar.

‘UKRAYNA TOPRAKLARINDA HAK İDDİA EDEN BİR GRUP VAR’

Polonya, Ukrayna üzerinde talepleri olan bir ülke, tuhaf bir şekilde. Ukrayna’nın bir kısmının aslında tarihsel olarak Polonya’ya ait olduğunu iddia eden revizyonist bir grup vardır Polonya’da. Bunlar aslında Ukrayna’nın dağılmasını, parçalanmasını kendilerine yeni bir alan çıkaracağını varsayar.”

NATO neden Ukrayna krizinde Doğu Avrupa ülkelerini daha fazla rol almaya itiyor ve bu durum daha agresif hamleler yapmak durumunda kalan ülkeler için ne gibi tehlikeler içeriyor? Türkeş’in bu konudaki görüşleri şöyle:

“Ukrayna’da yaşanan iç savaş aslında, özellikle ve özellikle ABD’nin Karadeniz bölgesine girme arayışı nedeniyle körüklenen ve çatışmacı bir şeye dönüşen bir süreç ifade ediyor. Rusya daha savunmacı bir pozisyonda burada. ABD ise bölgeye yönelik saldırgan bir tutum içerisinde. Burada da Doğu Avrupa ülkelerinin tarihsel anti Rus duruşunu kullanıyor.

‘NATO ÜYELİĞİ MALİYET YÜKLEDİ’

O küçük ölçekli aktörler; Letonya, Litvanya, Estonya NATO üyeliğini aldılar ve Rusya’ya karşı kendilerini koruyacağını varsaydılar. Daha sonra şunu görmeye başladılar; NATO üyelikleri bunlara aynı zamanda bir maliyet de yükledi. Öyle bir maliyettir ki bu, Rusya ile her an tetikte olmak durumunda kalan küçük bir aktörü düşünün.”

‘BÖLGE SAVAŞ ALANI HALİNE GELEBİLİR’

“Aslında bölge ülkeleri, o küçük aktörler bir taraftan Rusya’ya karşı ABD ve AB’yi körüklemeye çalışırken aynı zamanda da ürküyorlar. Çünkü bir savaş alanı haline gelme riski mevcut. Dolayısıyla tedirginler aslında öbür taraftan da. NATO’yu kim körüklüyor dersek, uzun dönemde ABD’nin NATO’yu o bölgeye yerleştirmek istediği çok açık. Son haziran ayında, Polonya merkezli yapılan 10 günlük NATO tatbikatı, herkesi alarm etti. Coğrafi olarak yanlıştı, politik olarak yanlıştı.”

‘NATO ÇÖZMEK YERİNE YENİ SORUNLAR ORTAYA ÇIKARIYOR’

“Buradan iyi bir sonuç çıkar mı? Hayır. Buradan belki savaşı tetikleyecek bir şeye dönüşür. Ama hemen yarın büyük bir savaşa dönüşeceği beklentisi içinde de olmamak lazım. Onun göstergeleri değil doğrusunu isterseniz. NATO’nun her müdahalesi ya da yaptığı her aktivite bölgede aslında yeni şeyler ortaya çıkarıyor. NATO aslında bir şey çözmek yerine yeni sorunlar üretiyor. Bunu görme açısından da haziranda yapılan NATO tatbikatı bunu da gösterdi.”

‘GERGİNLİĞİ ARTIRIR’

Polonya’nın Ukrayna’ya asker gönderdiği bilgisi doğruysa, bu duruma Rusya’nın tepki vermesinin Ukrayna konusunu içinden çıkılmaz hale dönüştürebileceğini belirten Türkeş, Moskova’nın uyarıda bulunacağını, NATO’ya karşı daha temkinli bir pozisyon alacağını ancak çok daha sert bir tepki vermeyeceğini düşünüyor. Tüm bunların gerginliği artıracağının altını çizen Türkeş’e göre, son hamlenin Suriye konusuyla bağlantılı olması halinde sorun daha da büyüyebilir:

“Ukrayna meselesi ile Suriye meselesi arasında bir ilişki kuruluyorsa ve Polonya buradaki ilişkiyi tetikleyici bir rol oynamak üzere 19 kişiyi gönderdiyse, bu çok daha büyük bir sorunlara yol açabilir.”

‘NATO’NUN KOSOVA MÜDAHALESİNDEN SONRA ULUSLARARASI HUKUK DÜZEN TUTMUYOR’

Uluslararası hukuku ve Polonya yasalarını çiğneyen durumun, bu bağlamda sonuçları neler olur? İllegal yollarla asker gönderildiyse, bunun Polonya içinde tartışma yaratacağını ifade eden Türkeş, uluslararası hukukun uygulanamaz hale getirildiğini, bu nedenle bu tartışmanın yapılamaz halde olduğunu belirtiyor:

“Uluslararası hukuk artık lime lime olmuş durumda. Biz bunun örneğini aslında çok net olarak, sistematik olarak 1999’da Kosova’da gördük. Kosova’daki NATO müdahalesi uluslararası hukuka aykırı bir şekilde yapıldı, ondan sonra artık düzen tutmuyor. Ondan sonra uluslararası hukuk tartışması yapılamaz hale geldi.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55