• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 21 °C

Müslümanın Müslümana tahammülü neden yok?

Veysi DEMİR

Bugün içinde yaşadığımız toplum ve İslam coğrafyasına baktığımızda maalesef Müslümanların birbirlerini dinlemeye ve birbirlerine tahammül etmediklerine şahid oluyoruz.

Tahammül lügat olarak; Yüklenmek, bir yükü üstüne almak, sabretmek, katlanmak manalarına gelir.

Ancak bugün Müslümanların haline baktığımızda kimsenin kimseye katlanmadığını, kimsenin kimseye sabretmediğini ve kimsenin kimsenin yükünün altına girmek istemediğini görüyoruz. Peki, bu neden kaynaklanıyor? Bunun en büyük sebebi; Müslümanların İslam çizgisinden ve İslamı kendilerine ölçü olarak almaktan uzaklaşmaları ve İslam düşmanı batılı emperyalistlerin kurduğu tuzak, plan ve derin ayrılıklardır.

Müslümanlar olarak bizler nedense Peygamber Efendimizin Veda hutbesindeki şu emrini "Ey Müminler! Size iki emanet bırakıyorum. Onlara sıkı sarıldıkça, yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur’an ve Resûlʼünün Sünnet’idir." ve aynı şekilde Hucurat 10'da ALLAH'u Teala'nın tüm müminleri kardeş ilan etmesini unutuyoruz. Yine Müslümanların birbirlerine kardeş olmaları, birbirlerini korumaları, birbirlerine destek olmaları, sadece birbirlerini dost edinmeleri ile ilgili yüzlerce ayet ve binlerce hadisi şerif varken bunların hiç birini görmeyen biz Müslümanlar, birbirimize değil de İslam düşmanlarına dost gibi bakar olduk.

Müslümanlar birbirlerinin en ufak bir hatasına tahammül etmezken (belki de aşağılık kompleksinden kaynaklanan şekilde) batılı emperyalistler, İslam düşmanı örgüt ve oluşumlar ile bir araya gelmekte hiç bir sakınca görmez oldular. Yazık, hem de çok yazık...

Bugün bir araya gelmeyen ve bir arada olma yollarını aramayan İslam ülkeleri ve oluşumları kendi basit iç hesapları ile haçlı ordularının abdestli köleleri durumuna düşmekten ve Müslüman kardeşlerine namlu doğrultmakta bir beis ve rahatsızlık duymayacak duruma geldiler.

Müslümanlar maalesef İslam'dan ve İslami anlamaktan uzaklaştıkları için birbirlerine kardeş olduklarını ve bir vücudun azaları olduklarını görmezden gelerek ideoloji ve "milli çıkarlar" peşine düşerek farkında olmadan batılı emperyalistlerin planlarının figüranı oluyorlar.

Oysa Müslüman toplum İslama ve Veda Hutbesi'nde Peygamberimizin emir ve tavsiyelerine sarılsa batılı emperyalistlerin oyun, hile ve planlarına düşmekten kurtulacak ve ayağa kalkarak hakkı ve adaleti yeryüzüne hakim kılacaktır. Bunun olabilmesi için herkesin kendi cemaatsel, mezhebi, milli ve ideolojik basit çıkarlarını elinin tersiyle iterek, İslam kardeşliğini tesis etmesi ve birbirlerinin yegane dost ve kardeşi olduklarını gerçeğini görmeleri gerekir. Unutmayalım ki, aramıza nifak ve düşmanlık tohumu ekenler bizim dostumuz değil, şeytan, avanesi ve onların dostlarıdır.

Bizler batılı emperyalistlerin kurduğu hain, kanlı ve lanetli planlarının figüranı ve kuklası olmak istemiyorsak gözümüzü açalım da; onların bize dost gösterdiklerinin aslında en azılı ve sinsi düşmanlarımız, bize düşman olarak lanse ettiklerinin de bizim kardeşlerimiz, hakiki dost ve yardımcılarımız olduklarını görürüz. Bizler imani olarak azami ittifaklarımızda bir araya gelerek, aramıza konulan şeytani ve suni sınır ve tefrikaları yerle bir edelim.

İslam düşmanları dünyevi saltanat ve emperyal çıkarlar için bir araya gelirken, ulvi dava sahibi  biz Müslümanların ayrılıp bölük pörçük olmamızı istiyorlar. Bizlerde eğer İslamın basiret ve ferasetinden ayrılıp şeytanın adımlarına ve planlarına uymaya devam edersek, haçlı ordularında birbirilerini öldüren sözde 'cihad ve milliyetçilik' yaptığımızı ve kendimizi kurtardığımızı zannetmeye devam edeceğiz.

Bizler birbirimizin hatasına katlanmayı, ayet ve hadislerde emredildiği gibi birbirimizi tamamlayıp desteklemeyi, birbirimizi sevmeyi ve birbirimize tahammül etmesini öğrenmeliyiz. Bunun için fazla bir şey yapmamıza gerek yok. Sadece batılı emperyalistlerin gözlerimize taktıkları at gözlüklerini ve perdeleri çıkarıp İslam'a kulak verirsek, Peygamberimizin hayatı ve uygulamaları ile emirlerine uysak yeterli olacaktır.

Bizlerin tek dostu ve yardımcısı olan ALLAH ve Resulünü (S.A.V.) bırakıp İslam düşmanı örgüt ve devletlerin maşası durumuna düşmeyelim. Bizleri dünyaya imtihana gönderen Rabbimizin ve kutlu elçilerinin uyarılarını dikkate alalım... Wesselam... 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 658 98 55