• BIST 92.708
  • Altın 209,192
  • Dolar 5,2713
  • Euro 6,0052
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 17 °C
  • Antalya 16 °C

“Mısır darbesinde Körfez'in rolü var”

“Mısır darbesinde Körfez'in rolü var”
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminin Enformasyon Bakanı Salah Abdulmaksud 25 Ocak 2011'de gerçekleşen Mısır devrimini bitirmeye yönelik çalışmaları değerlendirerek, Mısır darbesine Körfez'in rolüne dikkat çekti.

Mısır'da askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminin Enformasyon Bakanı Salah Abdulmaksud, Mısır devriminin başarılı olmasının bazı Körfez ülkelerinin yönetimlerini rahatsız ettiğini belirterek, 'Kendi iktidarları sarsılmasın, kendi halkları da aynı taleplerde bulunmasınlar diye ABD, Batı ülkeleri ve siyonistlerle iş birliği yaparak devrimi düşürdüler, yarım bıraktılar. ' dedi.

Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminin Enformasyon Bakanı Salah Abdulmaksud 25 Ocak 2011'de gerçekleşen Mısır devrimini bitirmeye yönelik çalışmaları değerlendirdi.
ABD'nin ve Batı'nın hiçbir zaman özgür ve bağımsız bir Mısır istemediğini belirten Abdulmaksud, ''ABD ve Bazı Arap ülkeleri, Mısır'da gerçekleşen devrimin siyonist israil projesi için bir tehdide dönüşebileceğini fark ettiler. Başta Mübarek'in gitmesi yönünde açıklama yapan bu aktörler Mursi'yi devirmek için iş birliği yaptı.'' diye konuştu.

Abdulmaksud, ABD ve Batılı ülkelerin Ortadoğu'da israilin çıkarları üzerinden politika ürettiklerini ve bu politikalar doğrultusunda Arap dünyasını şekillendirmeye çalıştıklarını söyledi.
ABD ve Batı ülkelerinin, Ortadoğu bölgesinde her zaman kendi çıkarlarını korumaya özen gösterdiğini vurgulayan Abdulmaksud, şöyle konuştu:

"Bu çıkarların başında israilin güvenliğini korumak vardı. Mübarek'e karşı Mısır halkının taleplerini haklı bulup Mübarek'in gitmesi yönünde beyanlarda bulunan bu ülkeler, devrimin Müslüman Kardeşler lehine geliştiğini fark etmeleri üzerine tam tersi bir pozisyon takındılar. Çünkü kendi çıkarlarının tehlikeye girdiğini anlamışlardı. Bunu anlayan Batılı ülkeler ve ABD, 'ülke kaosa gidiyor' tarzı açıklamalarla Mübarek'in kalması yönünde açıklamalar yaptı. Ama Mısır halkı bunların hiçbirini önemsemedi, özgürlükleri, haysiyetleri ve adalet için devrimine devam etti.

Mursi, İslami akımda açılıp Türkiye'yle beraber stratejik ortaklık anlaşması kurdu, doğuya yönelip Irak, Katar, Çin, Hindistan, Rusya ve Pakistan'la, güneyde Sudan ve Güney Afrika'yla, İtalya, Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerine de yöneldi. Brezilya'yı ziyaret edip onlarla birçok alanlarda ortak dayanışma anlaşmaları yaptı. İçeride de Mısırlılara özgürlük verip, ekonomi, eğitim, su, ziraat, enerji, ekmek, ulaşım gibi karşılaştığı birçok büyük soruna çözüm bulup üstesinden gelmeye çalıştı. Mısır tarihinde görülmeyen anayasal  değişikliler yapmaya çalıştı. Mısır'ın Filistin davasındaki desteğini yeniden gündeme taşıdı. Mübarek rejiminin Gazze'deki Filistin halkına zorla yaptığı zalim kuşatmayı kırdı, 2012'de israilin Gazze'ye olan düşmanlığını reddetti.''

''ABD ve Körfez Mursi'ye komplo kurdu''

Abdulmaksud, Müslüman Kardeşler'in kurduğu, Özgürlük ve Adalet Parti'sinin Başkanı Muhammed Mursi'nin Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Mısır'da yaşanan değişimlerden kaygı duyan Batılıların, alternatif lider arayışına girdiğini ve Mısır'da Mursi karşıtı eylemleri organize ettiği görüşünü savundu.

Batı'nın ve ABD'nin Mursi'ye karşı alternatif olarak Sisi'yi iktidara taşımaya çalıştığını vurgulayan  Abdulmaksud, "ABD, ekonomik kriz, reformların gerçekleşmemiş olmasından kaynaklanan sorunlarla sokaklara yeniden inen halka kendi çıkarlarına da yarayacak, kendisine itaat edecek Abdülfettah Sisi'yi iktidara taşıyacak zemini hazırladı. Sisi onların çıkarlarını koruyacak onlarla iş birliği yapacak, onların ülkedeki sponsoru olacak bir başkandı ve bunu da başardılar.'' ifadelerini kullandı.

Mısır'ın jeopolitik ve siyasi konumunun devrimin başarısız olmasında çok büyük etkisi olduğunu belirten Abdulmaksud, şunları anlattı:

''Tunus devrimi, Mısır halkına Mübarek rejimine karşı devrim yapmanın ve onu düşürmenin mümkün olduğunun ümidini verdi. Mısırlılar, 11 Şubat 2011'de Mübarek'i devirmeyi başardı. Devrim hareketleri  Mısır'dan sonra hızla Libya'ya, Yemen'e ve Suriye'ye yayıldı. Yemen'de Ali Abdullah Salihi'yi, Libya'da Muammer Kaddafi'yi devirmeyi başardılar, Suriye'de Beşşar Esed'in rejimine karşı devrim halen devam etmektedir. Aslında Mısır'daki devrim o anlamda başarılı oldu. Devrim Mısır sınırları içinde  kalmadı tüm Arap coğrafyasına yayıldı.

Devrim Mısır'da başarıya ulaştıktan sonra süreç başladı. Çünkü Mısır devriminin başarılı olması bazı körfez ülkelerinin yönetimlerini rahatsız etti. Kendi iktidarları sarsılmasın, kendi halkları da aynı taleplerde bulunmasınlar diye ABD, Batı ülkeleri ve siyonistlerle iş birliği yaparak devrimi düşürdüler, yarım bıraktılar. Mısır'da doğan olağanüstü bir demokrasi tecrübesini bozdular.''

''Mübarek iktidarının faturasını Mursi'ye ödettiler''

Abdulmaksud, Mısır'da gerçekleşen devrimin istenen şekilde tamamlanmadığını ancak devrimin hala devam ettiğini söyledi.

Mısır halkının 30 yıllık Mübarek rejimini 11 Şubat 2011'de devirmesinin tarihi bir başarı olduğunun altını çizen Abdulmaksud şöyle devam etti:

"Mısır halkı 30 yıllık bir 'demir yumruk' rejimini devirdi. Bu hem Mısır için hem Arap coğrafyası için inanılmaz bir başarıydı ve bunu hazmedemeyen başta uluslararası aktörler ve bölgesel güçler güç birliği yaparak bu devrimin yarım kalmasına neden oldu. Hüsnü Mübarek'in 30 yıllık ekonomik ve siyasi kaosunu Mursi'ye mal ettiler. Devrim karşıtı bölgesel ve uluslararası aktörler, Mısır'daki askeri diktanın önderliğinde liberalleri, solcuları, laikleri Mursi'ye karşı kışkırttı.

Tüm bunları yaparken yanlarına polisi ve Mısır derin devletini de aldılar. Bu aslında İslami akımın başarısından duydukları bir rahatsızlıktı. Çünkü İhvan parlamentoda çoğunluğu almıştı ve Mısır'a bir İhvan üyesi cumhurbaşkanı olarak seçilmişti. Bu anlamda laikçilerin, solcuların, liberallerin öfkesini çok iyi kullandılar."

Abdulmaksud, askerin, perde arkasında oynadığı oyunlarla bu eylemleri organize ettiğini ve Mısır halkının iradesini yok saydığını dile getirdi.

Seçilmiş bir cumhurbaşkanının indirilip, binlerce yanlısı ile hapislere atıldığını aktaran Abdulmaksud, şunları kaydetti:

"Bunların arasında bakanlar, parlamenterler, alimler, akademisyenler, sendikacılar,  gençler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar da bulunuyordu. Askerlerin yararlandığı eylemleri seçilmiş başkana karşı kullanılması sadece siyasi sebeplerden dolayı değildi, ekonomik nedenleri de vardı. Mursi zor bir ekonomik durumda devletin başına geçti.

Siyasi istikrarsızlık vardi, adil yargılama yoktu. Elektrik ve yakıtın azlığı, maaşların azlığı gibi sorunlar vardı. Muhalifler, Mursi'ye hükümetin başına geçtiği ilk günden bu kötü durumların sorumluluğunu yüklediler. Ona karşı eylemler, protestolar düzenlediler. Bu protestolar 30 Haziran'da zirveye ulaştı, asker durumu istismar edip 3 Temmuz 2013'te darbe yaptı. Bölge ülkeleri başta BAE olmak üzere bu durumu görmemezlikten gelip, işgalci israilliler ve Amerika'nın yardımıyla Mısır halkının iradesine karşı darbeyi desteklediler."

Kaynak: DOĞRUHABER
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55