• BIST 119.802
  • Altın 299,991
  • Dolar 5,9395
  • Euro 6,5365
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 11 °C
  • Antalya 9 °C

"Kötü karnenin nedenini veli düşünmelidir"

"Kötü karnenin nedenini veli düşünmelidir"
Öğrencilerin karnelerini olumsuz gören velilerin hemen tepki vermemesi gerektiğini ifade eden Eğitimciler, ebeveynlerin kendi durumlarını iyi irdelemelerini istediler.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yılının yarıyıl tatiline girmesiyle değerlendirmelerde bulunan Eğitimci Ahmet Çevik, ailelerin olumsu ya da olumsuz karneleri gördüklerinde hemen tepki vermemeleri gerektiğini söyledi.

Eğitimci Ahmet Çevik, karnesi iyi olan öğrencinin hemen ödüllendirilmemesi gerektiğini ve bununla beraber karnesi kötü olan öğrencinin de cezalandırılmaması gerektiğini ifade etti.

Öğrencisinin aldığı karnede olumsuz notlarla karşılaşan velinin öncelikle kendini sorgulamasını söyleyen Çevik; anne-babanın çocuğuyla, okuluyla, eğitimiyle ne kadar alakadar olduğunu düşünmesi gerektiğini vurguladı.

“Veli öğrenciye ceza veya ödül vermeden önce düşünmelidir”

Çevik, "Karnesi iyi olan öğrenci gibi karnesi kötü olan öğrenci velilerinin de iyi analizde bulunması gerekiyor. 'Çocuk zaten kötüdür, ders çalışmıyor, bu nedenle kötü karne geldi ya da çalışkandı o yüzden iyi karne geldi’ diye düşünmememiz gerekiyor. Veli olarak; bunun nedenleri nelerdir, niçin böyle bir karne gelmiş, bunun altında neler yatıyor diye düşünmesi gerekir. Öncelikle 'Bende mi bir eksiklik var ya da biz gereken ilgiyi göstermedik' diye düşünmesi gerekiyor. Veli öğrenciye ceza veya ödül vermeden önce bunu düşünmelidir. Velinin zaten okulla, öğretmenle çok iyi bir bağlantısı olması gerekiyor. Ama emin olun ki şu an karnelerin zayıf gelmesinin nedenlerinden bir tanesi de ebeveynin ile çocuğun ilişkilerinin kopuk olmasıdır. Babanın okuldan haberinin olmaması, annenin okulla ilgilisinin bulunmaması dolayısıyla bir bütünleşme olmadığı için karnelerin olumsuz gelmesi de normaldir. Ailelerin verdiği tepki bu oranda olması gerekiyor. Yoksa direk cezalandırma yöntemini doğru bulmuyoruz." ifadelerini kullandı.

Eğitim merkezi aile, öğretim merkezi okul

Eğitim ile öğretimin birbirinden farklı şeyler olduğunu belirten Ahmet Çevik, "Eğitim demek doğuştan başlayıp ölüme kadar süren bir süreçtir. Her yerde olan bir süreçtir. Zaman mekân kısıtlılığı yok. Ama öğretim dediğimiz okulda belli bir personel ve belli bir program dâhilinde belli bir zaman ve mekânda yapılan faaliyetlerdir. Dolayısıyla ailelerimiz sadece eğitim dendiğinde okulu anlaması yanlıştır. Elbette eğitimin bir kısmını, okul tamamlar. Diğer kısmı mutlaka ailelerimizin bir şeyler yapması gerekiyor. Gerek toplumda ve gerekse de ailede çocuğun yetişmesi gerekiyor. Eğer aile gereken eğitimi vermez ise öğretimde istediği gibi olmayabilir. Öğretmenin elinde sihirli değmek yok ki, öğrenciyi değiştirsin." dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Eğitim harcamaları yüzde 21,6 arttı18 Aralık 2019 Çarşamba 12:13
  • Bitlisli genç Avrupa ikincisi oldu12 Aralık 2019 Perşembe 16:20
  • KPSS-2019/7 Tercih Kılavuzu yayımlandı11 Aralık 2019 Çarşamba 18:51
  • KPSS-2019/6 tercih sonuçları açıklandı06 Aralık 2019 Cuma 16:20
  • Sigara yasağının kapsamı genişletiliyor06 Aralık 2019 Cuma 08:42
  • Engelli memur atama tarihi belli oldu03 Aralık 2019 Salı 17:09
  • Bakan Selçuk'tan 'PISA 2018' değerlendirmesi03 Aralık 2019 Salı 16:42
  • AÖL sınav giriş yerleri açıklandı03 Aralık 2019 Salı 16:40
  • ALES sonuçları açıklandı03 Aralık 2019 Salı 16:21
  • Bakan Selçuk: Çocuklar bizim deneme tahtamız değil02 Aralık 2019 Pazartesi 16:58
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 658 98 55