• BIST 90.186
  • Altın 235,564
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Antalya 30 °C

Karamollaoğlu: "Doğu Kudüs’ü kabul etmek, Batısını da israilin başkenti kabul etmek manasına geliyor"

Karamollaoğlu: "Doğu Kudüs’ü kabul etmek, Batısını da israilin başkenti kabul etmek manasına geliyor"
Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Kürt Meselesinin çözümü başlığıyla Diyarbakır’da toplandı. Tüm Genel İdare Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

​Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İTT’nın Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan etmesini değerlendirerek, Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul etmenin batısını da israilin başkenti kabul etmek manasına geldiğini belirtti.

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Kürt Meselesinin çözümü başlığıyla Diyarbakır’da toplandı. Tüm Genel İdare Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu’nun gündeminde bölgede yaşanan çatışmalar, ekonomik sıkıntılar, İslam coğrafyasında gelişen olaylar ile Kudüs’ün siyonistlerin sözde başkenti ilan edilmesi vardı.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan etmesini değerlendiren Karamollaoğlu, Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul etmenin batısını da israilin başkenti kabul etmek manasına geldiğini belirtti.

Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Karamollaoğlu, yaşanan problemlerin üstü örtülerek hal ediliyormuş gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi.

Aylık olarak partilerini genel idare kurulunu topladıklarını hatırlatan Karamollaoğlu, “Bu ay toplantımızı Diyarbakır’ımızda yapmaya karar verdik. Diyarbakır ne yazık ki son senelerde meydana gelen bir takım şiddet hadiseleri bu bölgemizi maalesef göçe zorladı. Nüfusta genel manada bir azalma meydana geldi. Bölgemizin bir değil birden çok problemi var. Memleketimizin problemleri de oldukça yoğun, iktidarda bulunan AK Parti geçmişte birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız tarafından yönetiliyor. Ülkemizin problemlerine onlarda çözüm aramaya çalışıyorlar ama üzülerek ifade ediyorum ki: maalesef bu çabaları beklenen neticeleri bir türlü meydana getirmedi. Hem dünyamızın, hem bölgemizin içinde bulunduğu problemlere bakarsak 15 sene iktidarda kalan bir partinin bu ülkenin sorunlarının çözülmemiş olmasından dolayı her hangi bir şikâyette bulunmaya hakkı yok.” dedi.

Bölgede yaşanan gelişmeleri yakında takip ettiklerini dile getiren Karamollaoğlu, “Ülkemiz de, bölgemiz de çok ciddi bir çıkmazın içinde. Bölgemizde yaşadığımız hadiseleri hepimiz yakından takip ettik, yaşadık. Bugün Irak darmadağın, Suriye daha da dağınık bir vaziyette. Suriye’de şehirler kökten yok edildi, dörde, beşe bölündü. İçinden nasıl çıkılacağı belli olmayan bir sürece girdi. Düne kadar Amerikalılarla bu sorunu çözmeye çalışan iktidar şimdi Ruslarla birlikte bu problemi çözmeye çalışıyor. Bir takım adımlar atıyor. Başlangıçta kendilerine yaptığımız ikazları ve bir takım tavsiyeleri hiç dikkate almayanlar, bugün söylediğimiz noktaya yüzbinlerce kayıp verdikten, milyonlarca insanın evini, yurdunu terk ettikten ülke tam bir kaosa sürüklendikten sonra gelmiş bulunuyorlar.” ifadelerini kullandı.

“İsrail biraz daha meşruiyet kazanmış oluyor adeta”

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan etmesini de değerlendiren Karamollaoğlu, “Aynı zamanda hemen yanı başımızda Filistin’de yaşanan hadiseler karşısında gösterilen tavrı yeterli bulmamız ne yazık ki mümkün değil. İktidar bir takım attı. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanlığı bizde olduğu için İslam ülkelerini bu konuyu görüşmek için İstanbul’a davet ettiler. Bir takım kararlar da aldılar ama başlangıçtan beri üzerinde durduğumuz noktalar dile getirilmedi. Sadece Doğu Kudüs’ün Filistin’in tanınması konusunda bir adım attılar. Bunu da sanki bu güne kadar atılması mümkün olmayan bir adımmış gibi göstermeye çalıştılar. Aslında bugün İslam ülkelerini büyük bir kısmı israili tanımıyor ki bu konuda onlara da meşruiyet kazandıracak bir adım atılmış olsun. Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti kabul etmek, Batısını da israilin başkenti kabul etmek manasına geliyor. İsrail biraz daha meşruiyet kazanmış oluyor adeta. Bunu görmezden gelmek mümkün değil. Bundan dolayı israil tavırlarını daha da sertleştirdi. Ne gelecek arkasından bekleyip göreceğiz.” şeklinde konuştu.

“İslam âlemi bugün darmadağın oldu”

“Maalesef İslam ülkeleri arasında ki kargaşa problemlerin çözülmesini zorlaştırıyor” diyen Karamollaoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Geçmişte iktidara geldikleri zaman İslam ülkeleri arasında neredeyse bu problemlerin hiçbirisi yoktu. Irak’ta baskıcı bir rejim vardı. Suriye tam tersine daha liberalleşiyor, insanların yaşamasına izin verecek kendi haklarını korumaya müteveccih bir takım adımların atılacağı bir ortam haline gelmişti. Yine Libya’da halkın gözüken bir problemi yoktu. Yemen bugünkü olduğu gibi bir saldırıya hem de Müslümanlar tarafından saldırıya maruz değildi. İslam âlemi bugün darmadağın oldu. Bir işbirliği teşkilatı var ama bu işbirliği teşkilatını çok önemli bir meselede İstanbul’a davet ettiğiniz zaman bunların maalesef nerdeyse yüzde yetmiş beşi bu toplantıya çok düşük seviyelerde katılım sergiliyor. Bundan dolayı gelinen noktayı tatmin edici bulmamız mümkün değil.”

“Adeta kutuplaşmadan medet uman bir iktidarla karşı karşıyayız”

Toplumda bir kutuplaşmaya gidildiğini işaret eden Karamollaoğlu, “Ülkemizin yaşadığı problemler üstü örtülerek hal ediliyormuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Israrla üzerinde durduğumuz kutuplaşma konusunda müspet hiçbir adım yok. Adeta kutuplaşmadan medet uman bir iktidarla karşı karşıyayız. Kimseyle bir masaya oturup ülkenin problemlerini sükûnetle müzakere etmek istemiyorlar. Mecliste ki bütçe görüşmeleri kısa bir sürede Türkiye’nin bütün sorunlarının görüşüldüğü bir ortam ama yine kavgayla, sataşmalarla, hakaretlerle bir bütçe görüşmesinin yürütüldüğüne şahit oluyoruz. 550 milletvekili oturup sükûnet içinde ülkenin problemlerini görüşemiyorsa, Türkiye’nin problemlerini dışarda çözmesi mümkün değil. Herkes kendisinin doğru, kendisinin haklı olduğunu düşünebilir ama karşıda ki insanların da bir sözlerinin olduğunu, onların da doğru olabileceğini her zaman dikkate alması icap eder.” diye konuştu.

İktidar ve muhalefetiyle bir bütün olarak yaşama mecburiyetinde olduklarına vurgu yapan Karamollaoğlu, “Biz AK Parti’yi sürekli olarak destekleyen basına, medyaya baktığımız zaman söylediklerimize kulak kabartmıyorlar ama ne zaman muhalefette bulunan bir kişinin elini sıksak sanki yer yerinden oynuyor gibi bir hava esiyor. Bunu anlamak ve kabullenmek mümkün değil. İktidarıyla muhalefetiyle bir bütün olarak yaşamak mecburiyetindeyiz. İnşallah bu ortamı hazırlamaya oluşturmaya kararlıyız. Milletimizin de bu ortamın oluşmasında bir kararlılık göstereceğine şahit oluyoruz. Bütün bu menfi tavırlara rağmen her gittiğimiz ilde ve bölgede insanlarımızın huzura ihtiyaç duyduğunu bundan dolayı da söylemlerimizden memnun olduklarını görüyoruz.”  dedi.

“Terörü destekleyenlerin stratejilerine dikkat etmek lazım”

Terörün bütünüyle ortadan kalkmasını istediklerini söyleyen Karamollaoğlu sözlerine şöyle son verdi:

“Maalesef terör bir gerçek ve cereyan ediyor. İktidarın terörle mücadele de ortaya koyduğu tavrı da baştan beri tenkit ettik. Terör sadece silahla mücadele edilerek ortadan kaldırılamaz. Terörü destekleyenlerin stratejilerine dikkat etmek lazım. Terörü sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada destekliyorlar. Bundan dolayı bu bölgeyi özellikle Güneydoğu Anadolu’muzu özel bir yaklaşımla ele almaya ihtiyacımız var. Bundan doyalı biz sınırları aşmış sadece ülkemizde değil Irak, İran ve Suriye’de yaşayan Kürt kardeşlerimizin meseleleriyle ilgilenmeyi önemli bir görev adettik. Erbakan Hocamız, 1991 yılında Refah Partisi’nin Ankara’da ki kongresinde cesaretle kapsamlı olarak ele almıştı. Eğer o gün Erbakan Hocamızın gündeme getirdiği konular ciddi olarak ele alınmış olsaydı, bugün böyle bir problem belki de hiç yaşanmayacak veya asgariye inecekti. Üzerinde durulmadığı, tedbirler alınmadığı için bu konuyu daha sonra başka şekillerde gündeme getirdi. En son Bingöl’de ki yaptığı konuşma ne yazık ki Erbakan Hocamızın siyasi hayatını o dönem için noktalamasına vesile kılındı. Patilerimiz kapatıldı. Biz itham altında tutulmaya çalışıldık. Bugünde bu konuda hazırladığımız raporun son noktasına geldik. Aslında biz bütünüyle bu raporu size dağıtacaktık ama bir takım ilavelerle bu konu önümüzde ki birkaç gün içerisinde yazılı olarak bütün Türkiye kamuoyuna duyurulmuş olacak.”  (İLKHA) 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55