• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Antalya 19 °C

Hani hatırlayın o günleri!

Hani hatırlayın o günleri!
7 Haziran seçimlerinden sonra tek başınıza iktidar olabilme şansınız kalmamıştı. Birer birer hesap verme gününüz gelmişti sanki.

Siz ateşle dolu bir çukurun tam kenarında, bir uçurumun düşme noktasındaydınız.

Sizin üzerinizden İslam’a saldıranlar, zafer çığlıkları atarak kinlerini kusuyorlardı. Sizin için hiçte iyi olmayan senaryolar düşünüyorlardı. Sizi yargılamayı, malvarlıklarınıza el koyup çoluk çocuklarınızla birlikte sizi cezaevine tıkacaklarını konuşuyorlardı. Önce sizi, sonra da sahip çıkmadığınız İslami camiaları nasıl yok edeceklerinin planlarını yapıyorlardı.
 
Siz de korkmuştunuz. Hatırlıyorsunuz değil mi?
 
Belki yaptıklarınızdan ve belki de çaldıklarınızdan hesaba çekileceğinizden korkmuştunuz. 
 
Bir kısmınız çoluk çocuğunu yurt dışına göndermiş, orada yerleşmelerini sağlamıştınız. 
 
Hani hatırlayın o günleri, bir twitter fenomeniyle bile baş edemiyordunuz.
 
Sonra içinde bulunduğunuz hezeyanlarla bir kaos ortamı oluşturdunuz. Kaosla iktidarınızı sürdürebilmenin yollarını aradınız. Ama bu kaosa rağmen tek başınıza iktidarı alabilme umudunuz ve şansınız kalmamıştı.
 
Evet siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz. Maalesef Gülen camiası size olan kininden dolayı, Müslümanlara düşman olan cepheye destek verdi. Kendinizi büsbütün yalnız hissediyordunuz.
 
Derken… Değişik gurup ve cemaatlerden milyonlarca Müslüman imdadınıza yetişti. Belki pişman olursunuz diye umut ettiler. Belki biraz daha insan, biraz daha İslam olursunuz beklentisiyle size var gücüyle destek verdiler.
 
Siz kendinizi kurtarmanın derdindeyken, Kürt Müslümanlar bu meseleyi bir Ümmet meselesi olarak gördüler. Hüda Par seçimlerden çekildi ve tüm Kürt illerinde oylarınız katlanarak arttı. Batıdaki Müslümanlar da size destek oldular.
 
Ve…. Yüce Allah bu samimi Müslüman kullarının vesilesiyle, sizi o ateş çukuruna düşmekten kurtardı. Uçurumun tam düşme noktasından aldı sizi. 
 
Bu zor durumdan kurtuldunuz ya, verdiğiniz sözleri bile unuttunuz. Katilleri canileri serbest bıraktınız fakat Kuran dersi verdiği için 20 yıldır cezaevinde yatan Müslüman gençler aklınıza bile gelmiyor. 
 
Koltukların en önemlilerini, en yakın akrabalarınıza verdiniz ya, bu zafer sizlere daha neleri unutturmaz ki.
 
Kürt coğrafyasında ticaret bitmiş, vatandaş açlıktan perişan, Türkiye’nin batısında bile piyasada para yok, esnaf iflasın eşiğinde.
 
Umurunuzda değil.
 
Hani gururlanıp çalım satmak için muhteşem saraylar yapıp israfta sınır tanımamıştınız ya. Halka salak muamelesi yapıp bu Külliyedir demiştiniz. Sonra her devirde meşhur olan dalkavuklar da şakşakçılık yapmaktan geri durmayarak TV ve gazetelerinde saray kelimesi yerine Külliye demeye başlamıştı.
 
Kimse sormadı; O muhteşem saray Külliye ise; Nerde halka açık medrese, kaç bin öğrenci eğitim alıyor o binden fazla odada. Hani okulu ve nerede İslam’ın öğretmenleri? Hani Külliyenin aşevi, nerde kap kacaklarıyla yemek kuyruğuna giren fakir fukara. Hani hastane, hangi ameliyatlar ücretsiz yapılıyor orada. Nerde huzurlu ve güvenli bir şekilde ucuzca alışveriş yapılan çarşısı.
 
Külliyeymiş!... İsraftan da geri dönmediniz. Halk perişan, siz hala zürafayı tavşan diye yutturma niyetindesiniz.
 
İçte ve dışta dayattığınız savaş ortamlarıyla, halk susmuş, bireysel ve ailesel dertleri sineye çekmiş.
 
Dinsiz PKK ile savaşı bahane ederek, Müslüman Kürtlerin gasp ettiğiniz haklarını gündeminize bile almadınız. Gerçek muhataplar Müslüman Kürt alimleri iken, sanal muhatapları konuşup, kaçak güreşme derdindesiniz.
 
Terörle mücadele ve Müslüman halk önderleriyle görüşme eş zamanlı olmadığı sürece bir yere varamayacağınızı anlayamadınız. 
 
İktidarınızda ölenlerin sayısı, İstiklal mahkemelerinde katledilenlerin sayısını aştı umurunuzda değil. 
 
Ülkeyi her geçen gün bataklığa doğru sürüklüyorsunuz. ABD, İsrail dostunuz olmuş. Filistin halkına bir lokma ekmek bile vermeyen Suudi Amerika sahte dindarlıkta müttefikiniz. 
 
Teröre karşı faşizan tutum, İsrafa devam, söylemlerinizin büyük çoğunluğu yalan ve dindarlıkta sahtekârlıktan asla vazgeçmediniz. 
 
Zehir içtik, ümmet arasında fitne çıkmasın diye sustuk. Ama ne susmamız ne de sizi yermemiz görüyorum ki hiçbiri sizi etkilemiyor. Korkarım böyle devam ederseniz, eski kavimlerin başına gelen felaketler sizin beceriksizliğiniz sebebiyle sizin ve sizden dolayı bu halkın da başına gelebilir.
 
Yüce Allah’ın size vermiş olduğu bu fırsatı iyi değerlendirin. İslam konusunda samimi olun ve Müslüman kardeşlerinizle el ele verin. Bu şekilde davrandığınız taktirde Allah’ın izniyle aşamayacağınız hiçbir problem kalmayacaktır.
 
Tekrar ateş çukurunun başına, bir uçurumun tam düşme noktasına gelmemek için dostane nasihatimdir.
 
Vesselam...

Kaynak: Ege Siyaset
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55