• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 12 °C
  • Antalya 13 °C

Dikkat! Fazla üzüntü kalp sağlığınıza zararlı

Dikkat! Fazla üzüntü kalp sağlığınıza zararlı
Kalp ritmi tüm bireyler için yaşamsal öneme sahip. Kalp ritmini bozan birçok biyolojik ve genetik faktörün yanında psikolojik faktörler de var. Onlardan biri de “sevdiğimiz birini” kaybetmek. İşte kalp ritmini bozan kayıplar..

Aşırı düzeyde üzüntü kalp sağlığını olumsuz etkiliyor. Çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybetmeniz, yada ölümcül bir hastalığı yakalandığını duymanız kalbinizde olumsuz etkilere yol açıyor. Bu etki,ler öyle beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor ki felç yada inme tehlikesinin yanında, kalp ritmindede bozukluğa neden olabiliyor.
 

Kalp ritmi tüm bireyler için yaşamsal öneme sahip. Kalp ritmini bozan birçok biyolojik ve genetik faktörün yanında psikolojik faktörler de var. Onlardan biri de “sevdiğimiz birini” kaybetmek. İşte kalp ritmini bozan kayıplar..
 
Danimarkalı bilim insanları tarafından gerçekleştirilen ve Open Heart Journal’da yayımlanan araştırma, “kalp kırılması”nın sadece psikolojik bir olgu olmadığını, fizyolojik sonuçlarının da bulunduğunu gösterdi.Bilim adamları, çok sevdiği bir yakınını kaybedenlerde, felç ya da kalp rahatsızlıklarına sebep olabilen aritmi (atrial fibrillation) riskinin diğer kişilere göre yüzde 41 fazla olduğunu tespit etti.
 
Danimarkalı bilim insanları tarafından gerçekleştirilen ve Open Heart Journal’da yayımlanan araştırma, “kalp kırılması”nın sadece psikolojik bir olgu olmadığını, fizyolojik sonuçlarının da bulunduğunu gösterdi.1995 ile 2014 yılları arasında ritim bozukluğu tanısı konulan 88 bin 612 hasta ile sağlıklı 886 bin 120 kişinin karşılaştırıldığı araştırma, duygusal travmaların fizyolojik etkilerinin ölçülmesine yardımcı oldu.
 
Duygusal Travmalar Riski %41 artıyor
 
Duygusal Travmalar Riski %41 artıyor. Araştırmaya göre, çok sevdiği bir yakınını kaybeden kişilerin kalp rahatsızlıkları ve felce sebebiyet verebilen aritmiye yakalanma riski, diğer kişilere göre yüzde 41 artıyor. 60 yaşın altındaki kişiler ile yakınını hiç beklemediği bir anda kaybedenlerde ise bu risk daha da yüksek. Yakınını aniden kaybedenlerde riskin yüzde 57 fazla olduğu kaydedildi. Aritmiye yakalanma riskinin vefat olayından sonraki iki haftada en yükseğe çıktığı, bir yıl sonra ise riskin diğer insanların seviyesine gerilediği belirtildi.
 
Bu Belirtiler İhmale Gelmez
 
Aslında tüm ritim bozukluklarında mutlaka kardiyolojik muayeneden geçmek gerekiyor. Ancak ritim bozuklukları bayılmalar, geçici görme kaybı, baş dönmesi, kalbin yerinden çıkacakmış hissi gibi yakınmalarla birlikte seyrediyorsa, bu çok tehlikeli bir duruma işaret ediyor. Dolayısıyla özellikle bu tür yakınmalarda zaman kaybetmeden mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmak yaşamsal önem taşıyor. Ancak bazen ritim bozukluğu olan hastalar hiç bir şey de hissetmeyebiliyor.
 
Kimler Risk Altında?
kalp-gidahatti

 
İlerleyen yaştakiler,
Ailesinde ritim bozukluğu olanlar,
Kalp damar tıkanıklığı olanlar,
Kalp kapak hastalığı olanlar,
Guatr sorunu olanlar,
Kansızlık sorunu olanlar,
Kadınlar,
Aşırı uyarıcı ilaç alımı veya çay, kahve tüketimi,
Sık ve fazla miktarda alkol tüketenler risk altındalar.
 
Tedavisi Mümkün Olmayan Bir Hastalık

 
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener, ritim bozukluklarının tedavisinin hastaya özel uygulandığını belirterek hangi yöntemlere başvurulduğunu şöyle aktarıyor ; “Hızlı çalışan bir kalpte ritim bozukluğunun tedavisi ritim düzenleyen ilaçlarla yapılabiliyor. Bazı ritim bozuklukları ise kateter ablasyon, yani kalpte ritim bozukluğu oluşturan bölgeyi yakma işlemi ile tedavi edilebiliyor. Eğer hastanın ritmi çok yavaşsa bu durumda tek çözüm kalp pili olabiliyor. Ritim bozukluğu olan hastalarda bunun 2. kez olma riski ilk kez olma ihtimalinden daha yüksek. Yani bu demek oluyor ki her ritim bozukluğu bir sonraki ritim bozukluğunu tetikleyecek. Dolayısıyla bir kısırdöngü oluşacak ve bu ritim bozuklukları daha da sıklaşıp ciddileşecek. Bu yüzden ritim bozukluğu olan hastalarda bu durumu bir an önce teşhis etmek ve düzeltmekte fayda var. Bu kısırdöngü ilaçlarla veya altta yatan sebebi düzelterek kırılabiliyor."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55