• BIST 107.303
  • Altın 153,246
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 19 °C
  • Antalya 19 °C

Cami adabı ve kültürümüz!

Veysi DEMİR

Aziz dinimiz İslamın temel müesseselerinden birisi ve en başta geleni hiç şüphesiz ki cami ve mescidlerdir. Camiler, müminleri ALLAH'ın birliği etrafında toplayan; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının olgunlaşmasını sağlayan İslam'ın şiarı mekanlardır. Dil, renk, ırk ve kültür farkı gözetilmeksizin milyonlarca insan, her gün camilere gider ve omuz omuza saf tutar.
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerdeki övgü ve teşviklerden ilham alan Müslümanlar, tarih boyunca cami yapımına gereken önemi vermişler, gittikleri her yere cami inşa etmişlerdir. 
Camiler İslam dininin en belirgin şiarıdır. Yakın zamanlara kadar camiler İslam şehirlerinin kalbi olagelmiştir. Cami bir beldenin İslam beldesi olduğunun ilk ve en görünür işareti ve İslami kimliğidir.
Camiler; İslam tarihi boyunca sadece Müslümanlar için değil, bütün insanlık için önemli hizmetler görmüş; insanlara sulh, huzur ve güven telkin etmiş;  asırlarca ilim ve ilerlemenin mektebi, birlik ve beraberliğin merkezi olmuştur. Camiler sadece namaz kılınıp çıkılan bir mekan değil, dini ve sosyal hayatın merkezidir. Müslümanların fethettikleri yerlerde hemen cami yapımına başlanmış ve "Cami merkezli bir hayat" inşa edilmiştir.
İslam toplumunda cami, vücudumuzdaki kalp gibidir. Toplum manen camilerden, oralardaki gönül buluşmalarından enerjisini alır ve hayat bulur.

Evet, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan, bereketleri ve hayırları içinde barındıran Ramazan ayında en çok vaktimizi geçirdiğimiz ve İslamın şiarı olan cami ve mescidlerimize gereken önem ve değeri veriyor muyuz? Ve cami adabına ne kadar riayet ediyoruz? Bunu birlikte irdeleyim…

Her Cami Mescid-i Haram’ın bir şubesidir. Camilerin usul ve erkanına riayet etmek gerekir. Camiye saygılı olmak ve adabına riayet etmek her Müslümanın görevidir. Camiye ibadet için giden Mümin, Allah'ın ziyaretçisi ve misafiri durumundadır. Bu yüzden camiler temiz tutulmalı ve camiye gidenlerde temizlik kurallarına uymalıdırlar. Cami cemaati beden, elbise ve ağız temizliğine özen göstermelidir.

Camiler, secde edilen yerler oldukları için, ayak ve çorap temizliği de son derece önemlidir.

Camiye girerken, namazın huşu ve insicamını korumak için cep telefonu sessize alınmalı veya kapatılmalıdır.

Camiye girerken ayakkabılar, kapının önüne bırakılmamalı, tahsis edilen raflara konmalıdır. Mümkünse ayakkabı, galoş veya poşete konmalıdır. Bazı camilerde ayakkabılar rafların yeterli olmaması ve cemaatin duyarsızlığı nedeniyle namaz kılınan yerlere bile bırakılmaktadır.

Camiye ıslak ayaklarla girmemek gerekir; bu hem kişinin kendi sağlığı hem de diğer insanların sağlığı açısından ciddiye alınması gereken bir husustur.

Vaaz ve hutbe sırasında başkasıyla konuşmak veya uyuklamak ibadet şuurundan yoksun olmanın göstergesidir.

Birçok camide özellikle yaşlı cemaat camiye gelen çocukları azarlamaktadır. Bu kesinlikle doğru bir davranış değildir. Azarlamak bir yana çocukları sevmek, takdir ve teşvik etmek gerekir. Çocuklar camilere gelmeli ve cemaate alışmalı ki; ileride camiler cemaatsiz kalmasın. Camiler çocuklarla şenlenmeli ve çocuklara sevdirilmelidir. Yaramazlık yapıyor diye çocukları camiden kovanlar kendi evlerinde çocukları, yeğenleri veya torunları yaramazlık yapınca evden kovmadıkları gibi ALLAH’ın evi denilen camilerden de çocukları kovma hakkına sahip değildirler. Misafir misafiri kovamaz. Bununla birlikte çocuklarını camiye getiren ebeveynler çocuklara caminin adabını anlatmaları gerekir. Buna rağmen çocukların fıtratın gereğini yapmasını da anlayışla karşılamasını öğrenmeliyiz.

Önemli bir konuda; bizler Ramazanın manevi atmosferinden mümkün olduğu kadar faydalanmaya çalışırken, Ramazanı arabeskleştirmeye çalışan İslam’dan payı olmayan nasipsizler ibadet ayını ‘eğlence ayı’na çevirmeye çalışanlar var. Bunu yapan kesim ve yerel yönetimleri kınamakla kalmıyor, onları -hangi partiye mensup olursa olsunlar- İslama ve Müslümanlara ihanet içinde olduklarını ve bu yaptıklarının gaflet ve hainlik olduğunu kendilerine hatırlatıyorum.

Huzurlu bir Ramazan geçirmek ve bayrama kavuşma dileğiyle… Wesselam…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55