• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 16 °C
  • Antalya 17 °C

Çalışan profili ve talepleri değişiyor

Çalışan profili ve talepleri değişiyor
İnsan kaynakları sektörünün deneyimli yöneticileri, gelecek dönemde insan kaynaklarını bekleyen riskler ve bu riskleri nasıl fırsata dönüştürebileceklerine dair yaşanmış deneyimlerini paylaştı.

Willis Towers Watson’ın düzenlediği İnsan Kaynağı Risklerini Fırsata Dönüştüren Başarı Öyküleri ‘16 konferansı, İK sektörünün önde gelen 250 isminin katılımıyla Wyndham Grand İstanbul otelde gerçekleşti. Konferansta konuşmacı olarak yer alan Doğuş Otomotiv, Koç Holding, AvivaSA, Coca-Cola İçecek ve Garanti Bankası’nın üst düzey yöneticileri, yaşanmış gerçek deneyimlerden yola çıkarak İK alanında karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara ürettikleri çözümleri katılımcılarla paylaştılar.

Konferansın açılışında Belirsizlik Gündeminde Risk Yönetimi başlıklı bir konuşma yapan Willis Towers Watson CEEMEA Bölge Başkanı Simon Gilliat, hangi zaman diliminde veya koşulda olursa olsun, insan kaynakları idaresinin en temel noktalarından birinin risk yönetimi olduğuna dikkat çekti. Gilliat, “Risk her zaman mevcuttur ve riski yönetmek her durumda kritik bir öneme sahiptir. Riskin zamanları aşan mevcudiyetinin sebebi, her zaman değişim içinde olmamızdır ve unutmayalım ki değişim riski de beraberinde getirir. Değişim kaçınılmaz olduğu için, risk yönetiminde mutlaka kendini kanıtlamış stratejiler ile hareket etmek gerekir,” dedi.

Sağlıklı Bir Kurumsal Yapı İK’yı Öncelikli Sıraya Koymalıdır

Konferansın ilk oturumunda bir araya gelen Willis Towers Watson Türkiye Genel Müdürü Süha Alıcı ve Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar insan kaynakları perspektifinden kurumların başarı metriklerini değerlendirdi. Sağlıklı bir kurumsal yapının İK’yı her zaman en öncelikli sıraya koyması gerektiğini ifade eden Acar, “Rahmetli Ayhan Şahenk’in de dediği gibi, ‘Bir şirketin en önemli varlığı çalışma arkadaşlarıdır’. Bu yüzden üst yönetimin ve hissedarların çalışanları anlaması, onlara inanıyor olması gerekir. İK’nın bence en önemli görevi budur. Bazı İK yaklaşımları, çalışanlara yapılan eğitim / gelişim yatırımların ardından bir çalışanın kurumdan ayrılmasının, şirket için büyük kayıp olacağına inanırlar. Aslında hiç de öyle değildir. Şirket olarak gelişimi için yatırım yaptığınız çalışma arkadaşınız şirketten ayrılsa dahi şirketinizin fahri marka temsilcisi olurlar. Yapılan yatırımın geridönüşü olarak topyekün sektörü ve ülke ekonomisini kalkındırdıkları için dolaylı olarak eski şirketlerine de katkıda bulunurlar. Eğitilen her bir çalışan, kurum için başarıdır” dedi.

Çalışan bağlılığı konusunda Willis Towers Watson’ın değişen çalışan profilleri anlayışına değinen Süha Alıcı, “İş hayatında başarının, etkili liderlik ile yakın ilgisi var. Etkili liderler başarıyı yakalarken, insan kaynakları stratejilerini doğru kurgulamalılar ve bu stratejilerin başarıya ulaşmaları konusunda gerekli kurum kültürünü yaratmalılar. Ülkemizde büyük bir yetenek açığı var ve araştırmalarımız gösteriyor ki bu açık artmaya devam edecek. Bu yüzden, insana yapılan yatırımın yalnızca kurumu içine alacak şekilde değil, iş ortaklarını da içine alacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Çalışan profili ve çalışan talepleri değişiyor ve bu değişim çok hızlı oluyor. Kurumların bu değişim ve dönüşümü içselleştirebilmeleri gerekiyor” dedi.

Zamanın Ruhunu Yakalayamayan Her Kurum Yok Olur

Konferansta İnsan Kaynakları Stratejileri ve Mega Trendler konulu bir sunum yapan Koç Holding İK Direktörü Özgür Burak Akkol, trendlerin İK’ya olan etkilerine yönelik değerlendirmelerini aktardı. Dijitalleşme, paylaşım ekonomisi, bireyselleşme, nüfusun yaşlanması, tükenen doğal kaynaklar, yakınsayan ve yıkıcı teknolojiler gibi tüm dünyayı etkileyen mega trendlerin ışığında yeni İK stratejileri belirlenmesi gerektiğini söyleyen Akkol, “Yeni sorunlara eski alışkanlıklar ile karşılık verilemez. Bunu mutlaka dikkate almak ve asla unutmamak gerekir. Zamanın ruhunu yakalayamayan herkes ve her kurum yok olur. Bu yaklaşıma İK da dahildir. İK yöneticilerinin bu trendleri göz önünde bulundurarak uzun soluklu İK projeleri ve stratejileri geliştirmeleri gerekir” dedi.

Dijitalleşme Sigortacılık Sektörünü Kökten Değiştirdi

Konferanstaki konuşmasında özellikle sigortacılık sektörünü mercek altına alan AvivaSA Emeklilik ve Hayat İK Direktörü Burak Yüzgül, dijitalleşmenin sigortacılık sektörünü kökten değiştirdiğini belirtti. Müşteri beklentilerinden kârlılığa, regülasyonlardan fiyatlara kadar birçok temel kalemin dijitalleşmeyle birlikte yeniden kurgulandığının altını çizen Yüzgül, “Artık sigortacılık sektöründe müşteri deneyimi kusursuz olmak zorunda. Ürün merkezcilikten müşteri merkezciliğe geçildiğinden beri bu artık bir artı değer veya rekabet avantajı değil, piyasada hayatta kalmak için zorunluluk halini aldı. Bu yüzden değişimi yakalamak gerekiyor. Bu değişimi yakalamak için de, her şirket kaynağının temeli olan insana inmek lazım. İK olmadan bu değişimi yakalamak mümkün değil,” dedi.

Aksiyon Alınması ve Çıktıların İş Sonuçlarının Konuşturulması Bağlığı Sürdürülebilir Kılmak İçin Gereklidir

Coca-Cola İçecek Merkez Asya, Ortadoğu, Pakistan ve Türkiye İK Direktörü Rengin Onay, çalışan memnuniyetini muhakkak aksiyon alınması ve de çıktıların iş sonuçları ile konuşturulması gerektiğini kaydetti. Çalışan bağlılığının bir rakam olmadığını belirten Rengin Onay, skora odaklı değil aksiyona odaklı çalışmaların başarı getireceğini söyledi. Ayrıca, bağlılık araştırmalarının iş sonuçları üzerindeki etkilerini ilişkilendiren linkage analizlerinin önemine değinen Rengin Onay, ‘’Bu sene Willis Towers Watson ile gerçekleştirdiğimiz bağlılık çalışmasının sonuçları ile dış müşterimiz için uyguladığımız anket sonuçları arasında bağ kurup, çalışanlarımızın bağlılığını müşteri ihtiyaçlarımıza göre doğru olarak kanalize etmek istiyoruz’’ dedi. Bağlılığı sağlamak için departman, lokasyon ve demografik segmentasyonların da dikkatle incelenmesi ve aksiyonların da bu segmentlerin realitelerine göre alınması gerektiğini de özellikle vurguladı.

Çalışan Merkezli Yaklaşımın Temelinde İhtiyaçların Doğru Analiz Edilmesi Yatıyor

Garanti Bankası İnsan Kaynakları Koordinatörü Burak Yıldıran, “İnsan Kaynakları’nda Çalışan Merkezli Yaklaşım” adlı sunumunda, Garanti Bankası’nın 13 milyon müşterisi için uyguladığı müşteri merkezli yaklaşımın, İnsan Kaynakları süreçlerine nasıl yansıtıldığını anlattı.

İşe alım, performans, bağlılık, müşteri memnuniyeti, çalışan devir hızı gibi parametler arasındaki kritik ilişkileri analiz ederek modellemeler kuran Garanti Bankası İnsan Kaynakları, gerek adayların gerek çalışanların farklı davranış modellerini ve ihtiyaçlarını anlık ölçümlemekle kalmıyor aynı zamanda öngörebiliyor. Bu proaktif yaklaşımın temelinde çalışanı merkeze yerleştirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Yıldıran, Garanti Bankası çalışanlarının çalışma ortamının yanı sıra sosyal yaşamlarında da Garantili olmaktan gurur duyduklarını, sıradan yan hak paketleri yerine yapılandırılmış iş-yaşam ilişkisi uygulamalarını her geçen gün geliştirdiklerini vurguladı.

Kaynak: HÜR24 Haber
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55