• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 24 °C
  • Antalya 21 °C

Başbakan Yardımcısı'ndan korkutan savaş uyarısı

Başbakan Yardımcısı'ndan korkutan savaş uyarısı
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "İç savaş potansiyelinin bölgede son limitlerine geldiği kanaatindeyim. Allah muhafaza, bundan sonrası kontrol edilemeyen bölgesel savaşa doğru dönebilir." dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Habertürk televizyonunda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, Orta Doğu'daki gelişmeleri de değerlendirdi. "İç savaş potansiyelinin bölgede son limitlerine geldiği kanaatindeyim. Allah muhafaza, bundan sonrası kontrol edilemeyen bölgesel savaşa doğru dönebilir. Bu da hiç kimseye fayda sağlamaz" dedi.

"SURİYE HALKININ KABUL EDECEĞİ BİR BARIŞ"

"Suriye'de barış sağlanırsa mı biz huzura ereriz?" sorusu üzerine Kurtulmuş, "Bu, bölgedeki tansiyonu bir miktar hiç kuşkusuz azaltacaktır. Bunun mutlaka Irak'a yansıması olacaktır. Bunun mutlaka Suriye'deki, halkın istediği bir barış ama dayatılmış ve adil olmayan bir barıştan bahsetmiyorum, halkın istediği, Suriye halkının kabul edeceği bir barışın olması, bölgedeki diğer gerilimleri de azaltacaktır. Hatta Yemen'e kadar sirayet eden yeni bir dalgayı oluşturacaktır, diye temenni ediyorum" diye konuştu.

Dünyanın neredeyse bütün ordularının şu anda Ortadoğu'da bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, sadece karanın değil, aynı zamanda denizlerin de ciddi şekilde karıştığına dikkati çekti. Durumun, kimsenin lehine olmadığını ve sürdürülemeyeceğini aktaran Kurtulmuş, "Ben, iç savaş potansiyelinin bölgede son limitlerine geldiği kanaatindeyim. Allah muhafaza, bundan sonrası kontrol edilemeyen bölgesel savaşa doğru dönebilir. Bu da hiç kimseye fayda sağlamaz" dedi.

"Bu iç karışıklık Suriye'de devam ettiği müddetçe bizde sokaktaki vatandaştan, devletin yetkili kurumlarına kadar herkes teyakkuzda" sözü üzerine, Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Teyakkuz halinde, tabii ki öyle. Ama, çok şükür, Türkiye bütün bunları bakın, yani çok hazin, çok vahim bir olay. Ama sonuç itibarıyla herhangi bir paniğe kapılmadan, bu tabiri bilerek kullanıyorum hem siyaset bunu göğüsledi, karşıladı hem de çok şükür halkımız paniğe kapılmadan bunu karşıladı. Türkiye bu tür atakları, bu tür terör saldırılarını Allah'ın izniyle göğüsleyecek kapasiteye sahiptir. Bu terör olayları üzerinden turizmi baltalamak,Türkiye'nin ekonomisini baltalamak ya da Türkiye'de siyasi karışıklıklar çıkarmak isteyenler asla bu sonuca ulaşamayacaklardır. Bunu net bir şekilde ifade etmek isterim."

ANKARA VE SULTANAHMET'TEKİ SALDIRILARI DA DEĞERLENDİRDİ

Kurtulmuş, Ankara ve Sultanahmet'teki saldırılar anımsatılarak, "Bu gri bulut ne olacak?" sorusu üzerine, ölümü göze almış birini engelleyecek çok az mekanizma bulunduğuna dikkati çekti. Özellikle turistik bölgelerde, güvenlik tedbirlerinin sürekli görünür kılınamayacağını belirten Kurtulmuş, Sultanahmet ve birçok yerde olaydan önce de bulunan sivil emniyet görevlilerinin şüpheli gördükleri kişileri rutin olarak kontrol ettiklerini anlattı.Caydırıcı olmak bakımından güvenliğin kısmen görünür hale getirilebileceğini, ancak Türkiye'nin her yerine ellerinde silahlarla askerin, polisin dizilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, Fransa ve ABD'de de bunun kısa süreyle yapıldığını belirtti.

Bununla uğraşmanın son derece zor olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bu nedenle bütün istihbarat birimleri arasında çok yüksek oranda koordinasyon olduğunu, sürekli ihbarlar geldiğini ve şüphelenilenler üzerine operasyonlar yapıldığını dile getirdi. Kurtulmuş, herkesin, üzerine düşen sorumluluğu maksimum şekilde yerine getirmeye çalıştığını bildirdi.

Sultanahmet'te hedef seçilenlerin, Türkiye'ye en çok turist gönderen Almanya'nın vatandaşları olduğuna dikkat çekilerek, "Sizce turizm üzerinden ekonomiye bir darbe mi? Ana mesaj ne?" sorusu üzerine Kurtulmuş, "İlk söylediğimi tekrar göz önünde bulundurursak, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi olarak güçlü bir ülke olmasını önlemek, ana fikir bu. Bunun yanında Suriye denkleminde Türkiye'yi etkisiz hale getirmek vs, başka faktörler de var" yanıtını verdi.

"HEDEF ÇOK STRATEJİK SEÇİLMİŞ"

Kurtulmuş, Almanların Türkiye'de turizm alanında hiçbir problem yaşamadıklarını, hatta emekliliklerinden sonra Türkiye'ye yerleşen Alman vatandaşlarının bulunduğunu anlattı.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Hedef çok stratejik olarak seçilmiş. Hem Türkiye'nin turist kapasitesini ciddi şekilde baltalamak için yapılmış bir şey hem de Türkiye ile çok iyi ilişkileri olan Almanların buraya gelmesini engelleyerek, Türkiye'nin Avrupa'da önemli bir ülkenin halkıyla da belki arasına soğukluk sokmak isteyen bir planlama olabilir. Ama her halükarda çok iyi planlandığı, çok stratejik bir adım olduğu, seçilen yer, zamanlaması, seçilen grubun muhataplığı, bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda çok iyi planlanmış bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız."

Bir soru üzerine son 5 yılda Ortadoğu'da meydana gelen gerilim ve çatışma bölgelerine dikkati çeken Kurtulmuş, "Bir kere bu savaş çok uzun süre devam edemez, benim kanaatimce" dedi.

Bölgenin uzun süre daha bu savaşları kaldıramayacağına işaret eden Kurtulmuş, "Bu savaşları isteyenler, bu savaşlar üzerinden bölgede güç devşirmek isteyenlerin bile kontrol edemeyeceği bir noktaya gelinmiştir" diye konuştu.

Kurtulmuş, savaşların, çatışmaların birinci derece sonuçları yanında dünyanın, küresel göç meselesi gibi çok ağır bir sorunla da karşı karşıya geldiğini vurguladı. Kurtulmuş, "Burada tansiyonun düzeltilmesi, indirilmesi, özellikle Suriye üzerinde bir barışın sağlanması, bütün ilgili aktörlerin tamamının artık zorunlu olarak yerine getirmesi gereken bir durumdur" ifadesini kullandı.

GÜNEYDOĞU'DA YAŞANANLARI DA ELE ALDI

"Bu kadar yıllık Türkiye'nin siyasi tecrübesi var. Siyasetin içerisinde hepimizin bu kadar uzun yıllar tecrübesi var. Şunu bir kere kural olarak ortaya koyalım: Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir terör örgütü tek başına değildir. Sokakta elinde silahla çatışan birkaç yüz ya da birkaç bin insandan ibaret değildir. Bu insanlar bu silahları nereden buluyorlar? Bu insanlara lojistik destekleri kim sağlıyor? Bu örgütlerin bu organizasyon kapasitesine, neredeyse mükemmel denebilecek örgütsel kapasiteye ulaşmasını kim sağlıyor? Bir zamanlar El Kaide üzerinden ya da Taliban üzerinden aynı şeyi gördük. Doğru düzgün şehirlerde, dağlarda yürümesini bilmeyen bu insanlar bu kadar mükemmel bir network'ü nasıl kuruyorlar da diyelim Londra metrosunu patlatıyorlar? İçecek yarım bardak temiz suyu olmayan insanlar nasıl oluyor da Boko Haram diye bir örgüt kuruyorlar da dünyayı Afrikalı insanlara zindan ediyorlar? Aynı şeyi DAEŞ için de söylemek mümkün, aynı şeyiPKK için de söylemek mümkün. Dolayısıyla hiçbir örgüt tek başına, kendi imkanlarıyla bağımsız, bağlantısız bir şekilde ortaya çıkmış ve kendi terör faaliyetlerini icra ediyor değil. Silahlarıyla, siyasetleriyle, lojistik destekleriyle zaman zaman siyasi destekleriyle birtakım yerlerden destek aldıkları aşikardır. Bu güçler desteklerini çekseler dünyada hiçbir terör örgütü 3 gün ayakta duramaz. Çünkü nihayetinde Fransız devletine karşı savaşıyor, Amerikan devletine karşı bir saldırıda bulunuyor, İngiliz devletine karşı saldırıda bulunuyor, Türk devletine karşı saldırıda bulunuyor. Dolayısıyla 100 tane 500 tane adam mı Amerikan devletine, Türk devletine kafa tutacak? Belli ki arkasında başka bir planlama, başka bir şey var. PKK da bölgedeki bu siyasi gerilimde birilerinin vekalet savaşının parçası haline gelmiştir, çok açıktır."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55